Bilge Ata  
Site içi arama :
 
      Ana Sayfa   |   Din   |   Köken Bilimi   |   Güncel Makaleler   |   Araştırmalar   |   Belgeler   |   Hakkımızda   |   İletişim
 
 
 

 
Anket
Amerikalıların Kızılderililere yaptığı soykırım hakkında ne düşünüyorsunuz?
 Evet Soykırım yapmıştır
 Hayır Yapmamıştır
 Kısmi olarak soykırım yapmıştır

 
 
Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif: 47
Bugün: 366
Toplam: 1.110.470
 

İSRAİL

       

                                            Rüstem KOCADURMUŞOĞLU- Bilge Ata-Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅                                                      

ÇALINAN TÜRK TARİHİ

            PEYGAMBERLER HALKASI

 

       İSRAİL SÖZNÜN KÖKEN BİLGİSİ

 

       İSRAİL sözü, Hz. Yakub {s.a.v}’un–ungunu-unvanıdır. Bugüne kadar yüzlerce yıl boyunca bu sözün Arapça ve İbranice olduğu iddia edilmiş, insanlara da böyle ezberletilmişti. Bu iddiaya göre İSRA-İL: İL-İN, yani Allah’ın KULU, ABDULLAH anlamına olduğu, dünya uluslarına kabul ettirilmiştir. “İSRAİL sözünü; “Ahteri Kebir” adlı Arapçadan Türkçeye Lügatte–sözlükte- {yazım-tarihi.H:952.} İSRA- sözünün, Süryaniceden Arapçalaştığı, ABİD,-KUL- anlamına geldiği yazılıdır. Oysa İSRA-İSRE, İZRE sözleri, ne Arapça, ne İbranicedir. Arapçada İSRA=Gece Yürüyüşüne denir. İSRA Sûresi bunun tanığıdır.

                                                                                   بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ                                                                                                

سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلاً مِّنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آيَاتِنَا إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ البَصِيرُ     

 

        “Noksanlardan uzak olan Allah, kulunu, {Muhammed}i, Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığı Mescid-i Aksa’ya, GECELEYİN YÜRÜTTÜ. O, bu GECE YÜRÜYÜŞÜNÜ, bir takım ayetlerini göstermek için yaptı. Şüphesiz O, hakkıyla bilen, hakkıyla işitendir.” İsra 17/1

 

       İSRAİL sözünün Türkçe olduğunu, Ulu Tanrıma–şükürler olsun- belgeledim. TEVRAT’IN Türkçe olduğunu ise belgelemiş ve yayınlamıştım. {www.bilgeata.com Tevrat TIKLAYINIZ.} Bu belgeler, bugüne kadar gelen bütün Yahudi ve Arap-Emevi hurafelerini, alt-üst edecek güçtedir. Arap ve Yahudi soyundan geldiği iddia edilen bütün Peygamber {s.a.v} Efendilerimizin soy kütüklerini ve köken bilgilerini İnşallah bir-bir açıklayacağım. Ne Araplardan, ne Yahudilerden hiçbir peygamberin gelmediğini, belgelemiş bulunuyorum. Kur-an’ı Kerim’de adı geçen 25 peygamber {s.a.v} Efendilerimizden şimdilik 12 sinin, Kur-an’da adı geçmeyen ŞİT {s.a.v} Efendimizin adlarını, Hz. Hava, Hz. Hacer, Hz. Ali {r.a} Efendilerimizin adlarının öz be öz Türkçe olduklarının köken bilgilerini de açıklayacağım.

 

         İSARAİL SÖZÜ عَبْدِ-ABİD- KUL ANLAMINA MIDIR? 

        Bugüne kadar iddia edildiği gibi,  İSRA sözü; “ABİD”; yani “KUL” anlamına olsa idi, bu sözün “ESİR” kökünden gelmiş olması gerekirdi. Arap dilini bilen bilginler, bu sözün ESİR kökünden geldiğini söyleyemezler. İSRA Suresindeki     أَسْرَى bölümü, yukarıda açıkladığımız üzere, ”GECE YÜRÜYÜŞÜNE” denir. Yahudilerin, yüz yıllardır kendi ataları olarak iddia ettikleri ve dünya uluslarına da kabul ettirdikleri Hz. Yakub {s.a.v} Efendimiz ile hiçbir ZÜRRİYET, SOY, KAN, GEN, DNA bağlarının bulunmadığını, Kur-an’ı Kerim apaçık ayetlerle, ad vererek tebliğ etmiştir. Bu tebliğ İlâhî Vahiydir.

 

       Hz. İBRAHİM DE SOYU DA YAHUDİ DEĞİLDİ         

                                                                                  بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ                                                                                                                  

مَا كَانَ إِبْرَاهِيمُ يَهُودِيًّا وَلاَ نَصْرَانِيًّا وَلَكِن كَانَ حَنِيفًا مُّسْلِمًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ

 

        “İbrahim ne Yahudi, ne de Hıristiyan’dır. Lâkin o, Hanif Müslim idi. İbrahim Müşriklerden de değildi.” Âl-i İmran 3/67

                                                                                     بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ                                                                                                                      

أَمْ تَقُولُونَ إِنَّ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ وَالْأَسْبَاطَ كَانُوا هُودًا أَوْ نَصَارَى قُلْ ءَأَنْتُمْ أَعْلَمُ أَمِ اللَّهُ وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللَّهِ وَمَا اللَّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

 

         “Yoksa siz İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarının Yahudi veya Hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? Peki, siz mi daha iyi bilirsiniz yoksa Allah mı? de. Allah'ın Tanıklık ettiği bir gerçeği bile-bile inkâr edenden daha zâlim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.” Bakara 2/140

 

        Ne Hz. İbrahim, ne Hz. İsmail, ne Hz. İshak ne Hz. Yakup ve ne de çocukları ve torunları, NE SOYU, NE ZÜRRİYETİ, Yahudi değildir. Hz. İbrahim {s.a.v}’in SOYU, asla Hıristiyan da değildir. Bu apaçık İlâhî Vahiyleri, muhkem âyetleri gördükten sonra da “BRAHİMÎ DİNLER, ÜÇ BÜYÜK DİN, DİNLER BAHÇESİ; DİNLER ARASI DİYALOG” diyecekler varsa, onlar kim olursa olsun,  Kur-an’ı Kerimin bu apaçık vahiylerini, muhkem ayetlerini inkâr etmişlerdir. Bu hükümler, insanların sözleri değil, Allah Zülcelâl’in apaçık âyetleridir. Kutsal Kur-an Yahudi’lerin, Hz. Yakup {s.a.v} soyundan geldikleri yalanını inkârcıların suratlarına İlâhî bir şamar olarak vurmuştur. Müslümanlardan her kim bu ayetleri gördükten, okuduktan, duyduktan sonra da: “BRAHİMİ DİNLER, ÜÇ BÜYÜK DİN, DİNLER BAHÇESİ,” gibi sözlerle YAHUDİLİK ve HIRİSTİYANLIĞI, ASLI BOZULMAMIŞ TEK İLÂHÎ DİN OLAN İSLAMİYETLE AYNI KEFEDE GÖRÜRSE, GÖSTERİRSE, GÖRÜNMESİNE YARDIM EDERSE, İŞTE BU GİBİLER, KUR-AN’I KERİMİN APAÇIK VAHİYLERİNİ İNKÂR ETMİŞLERDİR.

       Hz. Yakup {s.a.v} Efendimiz, Hz. İbrahim {s.a.v} Atamızın torunu, Hz. İshak {s.a.v}’ın da oğludur. Bu soy bağını Bakara Sûresi 2/140. Ayetinde apaçık olarak bildirmiştir. “BENİ İSRAİL=İSRAİL OĞULLARI” terimi ise, göreceli olarak bütün dünya uluslarınca kullanılan BABA terimi gibidir. Bazıı kimseler, bazı kimselere: baba-oğul- yakıştırması yaparlar. Yahudiler de kendilerini Hz. Yakup {s.a.v}’un çocukları yerine koydular. Ona BABA dediler. Bu haksız, gerçek dışı yakıştırmadan dolayı, Cenab-ı Allah Zülcelâl, Kur-an’ı Kerimde ne zaman {BENİ İSARAİL-İSRAİL OĞULLARI} şeklinde bir ayet yollasa, bu ayetlerde Yahudilere karşı bu haksız iktisap, UYDURMA ATALIK-BABALIK, OĞULLUK yakıştırmalarından dolayı hep azar ve tehdit görülmektedir. ”BENİ İSRAİL-İSRAİL OĞULLARI” şeklinde gelen ve hep kızgınlık, öfke vurgusuyla gönderilen ayetleri de inşallah yayınlayacağım. Yahudilerin haksız iktisap {Haksız Kazanç} Yoluyla Hz. Yakub’u Ata” olarak nitelemelerinden sonra bu söz sıkça kullanmaktan dolayı İsrail Oğulları şeklinde kullanılmaya başlandı. Hz. Peygamber {s.a.v} Efendimiz’in Sahabelerinden “EBU HÜREYRE,” {r.a} KEDİ babası anlamınadır. Mustafa Kemal’e; Türklerin Atası anlamına “Atatürk” dendi.  Şarkıcılardan Müslüm baba, Orhan baba, mafya babaları da hep baba olarak adlandırılır. Bunlar göreceli kavramlardır.  Yahudiler, aynen bunlar gibi, Hz. Yakup {s.a.v}‘a Baba dediler. Böylece İSRAİL’İN, Yani Yakup’un Oğlu terimi ortaya çıktı. Büyük, saygın kişiler, çoğu zaman insanlar tarafından baba sıfatıyla anılmışlardır. Oysa Yahudilerin Hz. Yakup {s.a.v} ile en ufak bir soy bağları yoktur. Kur-an bu gerçeği hiçbir açık kapı bırakmayacak bir açıklıkla ortaya koymuştur.

       Yüz yıllardır bir yakıştırmadan başka bir şey olmayan “İSRA-İL” sözünün köken bilgisini aşağıda sunacağım. Bir yanda Kur-an ayetleri, öbür yanda köken bilgisi, böylece konu hiçbir itiraza meydan vermeyecek biçimde hem İlâhi kaynaklı, hem de bilim kaynaklı olarak sunulmaktadır.

       İsrail sözü, hem İbranice ve hem de Arapça sanılmıştır. İki-üç bin yıldan bu yana süregelen bu yanlış kabul, gerçekmiş gibi kendisini kabul ettirmiştir. “İSRA-İL; İSRE-İL; İZRE-İL”  sözleri, Hz. Yakub {s.a.v}’un ungunu, unvanı olarak tanınmıştır. Oysa İSRE sözü, ne Arapça ne de İbranicedir. Bugüne kadar gelen kabullere göre İSRAİL sözünün: {ALAH’IN KULU–ABDULLAH} anlamına olduğu söylenmiş, öyle de kabul ettirilmiştir. Bilime, Dine aykırı bu kabulleri bilim ve Kur-an’ın rehberliğinde çürüteceğiz. Yahudiler Hz. Yakup {s.a.v}’u Ata sayarak onun soyundan olmanın büyük ve erişilmez manevi iklimini ele geçirerek, kendilerine toplumlar arsında büyük bir manevi güç elde etmekte olduklarını görüyoruz. Yahudiler, İBRAHİM kökenli değil YAHUDİ kökenlidir. Onların Hz. İBRAHİM soyundan gelmedikleri, yukarıdaki ayetlerde tebliğ edilmiştir.

                                                                      Rüstem KOCADURMUŞOĞLU- Bilge Ata-Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅                                                

DİVAN-Ü LÜGAT’İT-TÜRK; İSRE=AŞAĞI, SONRA

 

       Bugüne kadar Türkçe sözleri, Arapça, İbranice, Yunanca, Latince sözlerle açıklamaya çalışmak, gerçeğe ulaşmayı engellemiştir. İSRA-İL sözünün Hz. Yakub {s.a.v}’in devrinden beri Yahudice sanılması, İSRA-İL sözünün anlaşılmasını engellemiştir. Bu yakıştırma, Hz. Yakub {s.a.v} dedesi Hz. İbrahim {s.a.v} Atamızın hem Yahudilerin büyük ataları, hem de Yahudilerin torunları, çocukları oldukları yalanını kabul etmemize yol açmıştır. İSRA-İL sözünü çözebilmek için bu sözün asıl kökeni olan Türkçeye bakılsa idi o zaman bu söz, daha da kolay çözüme ulaşabilirdi. Kısmet bize imiş. 30 yılın üstündeki çalışmamız şükür meyvesini verdi.

        “İSRE: AŞAĞI, SONRA, ”OL ANDAN İSRE OL=HAKİKATEN O, ONDAN SONRA VE ONDAN AŞAĞI.} 1

……………………………………………..

1} Divan-ü Lügat’it-Türk Kaşkarlı Mahmut Ter. Besim Atalay Tdk. Yay Ankara 1939 c:1. S:126

 

       Divan-ü Lügat’it-Türk’teki bu İSRE sözündeki anlam zenginliğini ve kavram derinliğini gördükten sonra, İSRA-İL sözünün Türkçede ne kadar derin, ne kadar muhteşem bir anlam zenginliğine sahip olduğunu anladım. Açıklamalarımızdan sonra sizler de bu kavram derinliğini bizzat görerek Türk Milletinin tarihi devirler içinde Yüce Allah Zülcelâl’in: EZELİ ve EBEDİ olduğuna, her şeyden ve herkesten ne denli YÜCE olduğuna nasıl bir iman ile inandıklarına tanık olacaksınız. Türklerin bilinmez ön devirlerden beri süzülüp gelen tarihlerinde, Yüce Allah Zülcelâl’e, Kur-an ayetlerinde olduğu gibi kesin, açık, katışıksız bir imanla inanmış olduklarını gördükten sonra bu, Geçmiş Yüce Türk Atalarına olan derin hayranlığım katlanarak daha da arttı.

                                                          Rüstem KOCADURMUŞOĞLU- Bilge Ata-Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅                                                                           

İSREİL:

 

       Divan-ü Lügat’it-Türk’ün açıkladığı İSRE sözünün ayrıntısı aşağıdadır.

       İSREİL sözü, iki sözden oluşmuş bileşik bir sözdür. Birincisi; İSRE, ikincisi İL’dir. İL sözü, Allah sözünün kökeni ve Türkçedir. Bu konudaki kapsamlı çalışmamı inşallah yakında yayınlayacağım. İL sözü de Allah sözü de Arapça değildir. İl sözünü birkaç yerde kullanarak kısa bir açıklama yapacağım:

       “BAB-İL. “BAB=KAPI, İL=ALLAH DEMEKTİR. BABİL=İL’İN, YANİ ALLAH’IN KAPISI ANLAMINA Türkçedir. BEYT-İL –BEYT; EV, İL=ALLAH, yani ALLH’IN EVİ anlamına Türkçedir.

                                                         Rüstem KOCADURMUŞOĞLU- Bilge Ata-Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅                                                       

İSRE

 

       İSRE sözünü, Divan-ü Lügat’it-Türk’te tespit etiğimiz belgeye göre madde madde açıklayacağız. Kaşkarlının İSRE hakkındaki açıklamasını yeniden yazıyorum: “İsre: aşağı, sonra, ” ol andan isre ol= hakikaten o, ondan sonra ve ondan aşağı.}

 

       a} İSRE-İL demek; Allah {c.c} her şeyden ve herkesten Önce demektir.

       b} İSRE-İL, Allah {c.c} her şeyden ve herkesten Yüce ve Yüksek demektir.

       Bu anlamlara göre İL, yani Allah {c.c} her şeyden; İSRE demek; İL, yani ALLAH EZELÎ ve EBEDÎ demektir. İL yani ALLAH İSRE oluca yani; EZELÎ VE EBEDÎ olunca, her şey ve herkes, İL’den, yani ALLAH’TAN sonradır, yaratılmıştır, fanidir, önlü-sonludur ve ölümlüdür demektir..   

       İSRE-İL, yani Allah, {c.c} her şeyden İSRE demek; İL, yani ALLAH, İSRE her şeyden ve herkesten Yüce ve yüksek demektir. İL, yani ALAH her şeyden ve herkesten İSRE olunca, her şeyden ve herkesten YÜCE olunca, her şey ve herkes, İL’den, yani Allah’tan aşağıdır, bayağıdır, maddedir, cisimdir, sonradan yaratılmıştır. Demektir.

       Türklerin ön devirlerden beri inandıkları İL, yani Allah, ezeli ve ebedidir. İL yani Allah ezeli ve ebedi olunca bütün varlık alemi önlü ve sonlu olmuş olur. Önsüz ve sonsuz olan ise  sadece ve yalnızca İL, yani Allah’tır.

       İL, yani Allah her şeyden ve herkesten Yüce olunca, her şey ve herkes İL; den yani Allah’tan aşağı, bayağı, olmuş olur.

       Bugüne dek gelen kabullere göre Hz. Yakub {s.a.v} Efendimizin unvanı olarak adlandırılan İSREİL sözüne: “ABDULLAH, ALLAH’IN KULU” şeklinde çakma bir anlam verilmekteydi. Divan-ü Lügat’it-Türk’ün belgesini esas alarak ortaya koyduğumuz İSRE-İL sözü hakkındaki açıklamamız ise: “ALLAH ZÜLCELÂL, HER ŞEYDEN YÜCE, HERŞEY ALLAH ZÜLCELÂL’DEN AŞAĞIDIR. ALLAH ZÜL CELÂL; EZELİ VE EBEDİDİR, HERŞEY VE HERKES FANİDİR, ÖLÜMLÜDÜR” şeklindeki belgelerimiz, Hz. Yakub {s.a.v} atamıza verilen bu unvana daha çok yakışmakta olduğunu ortaya koymuştur. Türklerin İman ettikleri İL’e, yani Allah {c.c}’a olan imanlarının- inançlarının derinliğine, Yüceliğine, dikkat etmelidir. Hz. Yakub {s.a.v} Atamızın Unvanının gerçek anlamı ortaya çıkmıştır. Bu sonuç, Türk-İslam Tarihi adına çok büyük bir kazançtır. İSRAİL; İSREİL; İZREİL sözleri dikkatle incelenirse, Yahudiler bu sözü çoğunlukla İSRAİL yerine İZREİL, İSREİL şeklinde Divan-ü Lügat’it_Türk’teki şekliyle söylerler. İSRA-İL şeklindeki söyleyiş Arap diline göredir. Doğrusu İSRE-İL şeklindeki Kaşkarlı Mahmut’un Türkçe olarak yazdığı biçimdir.

        NOT: KAYNAK GÖSTEREREK PAYLAŞIN, İNDİRİN, ÇIKTI ALIN MİLLETİMİZ GERÇEKLERİ ÖĞRENSİN-LUTFEN LİNK AÇIN.-  

 

                                                    20 Mart 1999

                                              Rüstem KOCADURMUŞOĞLU

                                   Bilge Ata-Eğitimci Yazar-Teolog Kökenbilimci

                                                      Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅

 

 


 
  2017 © Bilge Ata. Tüm Hakları Saklıdır.   Son Güncelleme Tarihi: 05.07.2017Tasarım & Kodlama: ER-AY Bilgisayar