Bilge Ata  
Site içi arama :
 
      Ana Sayfa   |   Din   |   Köken Bilimi   |   Güncel Makaleler   |   Araştırmalar   |   Belgeler   |   Hakkımızda   |   İletişim
 
 
 

 
Anket
Amerikalıların Kızılderililere yaptığı soykırım hakkında ne düşünüyorsunuz?
 Evet Soykırım yapmıştır
 Hayır Yapmamıştır
 Kısmi olarak soykırım yapmıştır

 
 
Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif: 82
Bugün: 209
Toplam: 1.109.905
 

MISIR

ÇALINAN TÜRK TARİHİ

   

MISIR>MİSSURİ>MOUSSURİ

      

       MISIR sözü Türkçedir. MISIR, Sümer Türkçesinde, SINIR anlamınadır. Kızılderili Kıtasında {Amerika Kıtası} büyük bir Irmağın adı MOUSSURİ’DİR. MİSSURİ, SINIRLANDIRMAK anlamına Türkçedir. Oysa gerçek tarihte ne MISIR’DAKİLERİN MİSSURİ’DEN, ne de MİSSURİ'DEKİLERİN MISIR’DANKİLERDEN haberleri yok iken, Kızılderili Kıtası 1492 tarihinde Avrupalı gözü dönmüş sömürgecilerin saldırısına uğramış, bu Kızılderili Kıta’sındaki Turan Soylu Ulusu yok etmişlerdir. Bu belgeler Sümer Türklerinin de Kızılderili Türklerinin de aynı kökenden, Türk Soyundan geldiklerinin önemli tanığıdır.

 

       “MISRU=SINIR.; 

MUSSURU=SINIRLANDIRMAK " 1

…………………………………………………..

            1} Sümer Dili ve Grameri Prof. Dr. Mebrure Tosun, Prof. Dr. Kadriye yalvaç TTK. Yay. 1981 C:1 S:85,119

 

       Buradaki MISRU=MISIR ile MUSSURU=MİSSURU sözleri, dikkatle incelenirse, MISIR Ülkesine bu adın Türkler tarafından verilmiş olduğu görülür. Nitekim MISRU=MISIR sözünün bir benzerini, birçok yöremizde darı denilen MISIR bitkisinde de buluruz. Mısır denilen uzun sömekli, taneleri üzerinde sıra-sıra dizilmiş bitki de aynı anlamda Türkçedir. Bu bitkinin sıraları da kendi aralarında sınır oluştururlar. Bakışı keskin olanlar, MISIR sözü ile SINIR sözünün biri birine ne kadar benzediğini hemen görebilirler. Burada sadece bazı harflerin zaman içinde yerlerinin değişmiş olmasından başka bir şey yoktur. Bu da olmayacak bir şey değildir. Bu değişime ait örnekler çoktur.

                                            Rüstem KOCADURMUŞOĞLU-Bilge Ata-                                                          

        MİSSURİ IRMAĞI, MİSSURİ EYALETİ MİSSURİ OVASI

       

       MİSSOURİ=MİSSURİ Kızılderili Kıtasında {Amerika’da} bir Irmaktır. MİSSURİ>MİSSOURİ Irmağının uzunluğu; 4370 kilometredir. MİSSURİ Irmağı, batıdan doğuya doğru akar. Tıpkı, Fırat ve Dicle Irmaklarının Suriye’den itibaren doğuya doğru akmaları gibidir. Yellowston>Sarıtaş Irmağııyla birleştikten sonra Güneye akar. MİSSURİ Eyaletini batıdan doğuya doğru bir baştan öbür başa geçerek MİSİSİPİ Irmağıyla birleşir. MİSSURİ ovasını sulayan Irmak akışını sürdürür.

       Irmağın adı Türkçe; MİSSURİ=SINIRLANDIRMAK, Eyaletin adı: MİSSURİ=SINIRLANDIRMAK, Ovanın adı; MİSSURİ= SINIRLANDIRMAK şeklinde görülüyor. MISRU, MISIR Türkçe SINIR demektir. MİSSURİ de SINIRLANDIRMAK anlamınadır. Üstüne üstlük MİSSOURİ>MİSSURİ Irmağı, MİSİSİPİ Irmağı ile birleşiyor. Türkiye’de Adana’ya bağlı MİSİS ile MİSİSİPİ Irmaklarının adlarının benzerliğine dikkatle bakınız. Yakında bunların kökenbilgisini İnşallah sunacağım.

                                       Rüstem KOCADURMUŞOĞLU-Bilge Ata-                                           

         “El MISRU: Büyük şehire denür. Cemi’i-çoğulu: MUSUR kelür. SINIRA dahi denür. Falan kişi tam SINIRINDA bir ev satın aldı denür ki, hududunda aldı demek olur.” 2

………………………………………………………….

            2} Ahteri Kebir Kütahyalı Mustafa Bin Şemseddin Arapçadan Türkçeye Lügat H. 952 Maarif Nezareti  İstanbul C: 2. S:308 Arap harfli

 

Araplar, Mısır sözüne Kent, şehir anlamını vermekle birlikte MISIR sözünün HUDUT yani SINIR anlamına geldiğini de kabul etmektedirler. Mısır sözünün sınır, hudut anlamında kullanıldığı dikkate değer bir tespittir. Mısır sözü, Araplarca da sınır anlamında kullanılan bir sözdür. Bu sözün Sümer kaynaklı Türkçe bir söz olduğu hakkındaki tespitlerimiz, bu belgelerle ortaya çıkmıştır. Mısır sözü, hem Mısır Ülkesinde hem de Kızılderili Kıtasında aynı kalıp, aynı anlam, aynı içerik ile bulunmaktadır. MISIR sözü ile MISRU sözlerine bakarak, hatta MİSSURİ sözüyle de MUSSURU sözüne bakarak bu sözün kökenine inebiliyoruz. İki ayrı Kıta, İki ayrı topluluk, birbirlerinden haberleri olmayan bu iki topluluğun konuştukları dil, aynı dil idi. Bunu tesadüf diye geçiştirmek mümkün değildir. Bu belgelerle görüldü ki Türkler, ön devirlerden beri hem Mısır Ülkesinin hem de Kızılderili Kıtasının dağlarına, taşlarına, Türkçe adlar koymuşlardır. Ön Türklerin Mısır Ülkesinde koydukları adlardan birçoğunu inşallah yayına sunacağız.

       Sınır sözü, Türkçeden Arapların dilinde kaldığı için Arap dilinde aynı kalıp, aynı anlam ve aynı içerikle birlikte korunmuştur. Türkçe Sınır sözü, Sami dil grubunda kalınca, bu dil grubunun, ağız yapısına, söyleyiş şekline uyarak, onun niteliğine bürünüp SAĞR, SAĞUR şekillerini almıştır. Buradaki G harfi, sağır Kef dediğimizdir. Bu, genizden gelen sestir. DENİZ, DENGİZ, GENİZ, GENGİZ, BENİZ, BENGİZ gibi. G harfleri düşerse yerine N kalır. Bu ses iki harften oluşur. ‘NG’ harfleri GENG’İZ harfleridir. SANG-IR, SANG-UR sözlerindeki N harfi G harfine bitişir. İkisi bir harf halini alır. Buna göre SANGUR diyecek yerde SAGUR şeklinde okunur. Bu sözdeki G harfi düşerse o zaman SANIR, SINIR sözü ortaya çıkar.

       Mısır sözü hiçbir tevile hacet bırakmayacak bir açıklıkla Türkçedir. Ön Türklerin bu Ülkeye MISIR, yani SINIR Adını verdikleri artık gün yüzüne çıkmış bulunuyor. Mısırdaki PİRAMİT’lerin adı, Türkçedir. ASUVAN adı Türkçedir. İsrailoğullarının kırk yıl yaşamaya mecbur olduğu TİH Çölünün adı Türkçedir. Tevrat sözünün Türkçe olduğunu belgeleriyle açıkladık. {Tevrat Bilgeata TIKLAYINIZ.} Hatta Hz. Süleyman ve Hz. Musa {sav} Efendilerimizin adları dahi Türkçedir. Hz. İbrahim {sav} Efendimize armağan edildiği söylenen Mısırlı HACER anamızın adı Türkçedir. Sırasıyla İnşallah açıklayacağız.

 

                                                         بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ                                           

وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى وَأَخِيهِ أَنْ تَبَوَّآ لِقَوْمِكُمَا بِمِصْرَ بُيُوتًا وَاجْعَلُوا بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ

       “Biz de Musa ile Kardeşi Harun’a Şöylece Vahyettik: “Kavminizi MISIR’da yerleştirmek üzere bir takım evler hazırlayın. Evlerinizi KIBLE YAPIN-KARŞI KARŞIYA KURUN. Namazı kılın. İnananlara da müjde verin.” Yunus 10/87

 

       Görüldüğü üzere binlerce yıl önce de MISIR adı vardı. Bu adın Arapça olduğunu sananlar yanılmışlardır. Araplar, Hz. Ömer zamanında Amir İbn. As komutasında Mısıra girdiler. Mısır’ın Araplarca Fethi, Arap dil ve Kültürünün Afrika’daki yayılışı Amir İbn. El As zamanından sonra başladı. Afrika Arap değildir. Tüarekler; Türkler demektir.

      

                                                    28 Mart 2005 

                                          Rüstem KOCADURMUŞOĞLU

                                             Bilge Ata-Eğitimci Yazar

                                              Teolog-Kökenbilimci

                                                       TÜRKİYE

 


 
  2017 © Bilge Ata. Tüm Hakları Saklıdır.   Son Güncelleme Tarihi: 05.07.2017Tasarım & Kodlama: ER-AY Bilgisayar