Bilge Ata  
Site içi arama :
 
      Ana Sayfa   |   Din   |   Köken Bilimi   |   Güncel Makaleler   |   Araştırmalar   |   Belgeler   |   Hakkımızda   |   İletişim
 
 
 

 
Anket
Amerikalıların Kızılderililere yaptığı soykırım hakkında ne düşünüyorsunuz?
 Evet Soykırım yapmıştır
 Hayır Yapmamıştır
 Kısmi olarak soykırım yapmıştır

 
 
Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif: 5
Bugün: 437
Toplam: 1.110.541
 

Languange

 

            LANGUAGE: DİL

            LANGUE  d’ OQ >< OQ DİLİ

 

       Fransa’da OQ Türkleri bu Ülkelerin Ön Halklardır. Aşağıdaki çalışma OQ’ ların on binlerce yıl önce Avrupa’da yaşadıklarını gösteriyor.

       “LANGUAGE” sözü, Avrupa dillerinde –DİL- demektir. DİL sözü Arapçada LİSAN, Farsçada ZEBAN şeklinde söylenir. Farsça “ZEBAN” sözü, Kurmançuların>Kürtlerin ağzında ZMAN şekline sokularak kullanılmakta, Kürtler, bu Farsça ZMAN sözünü, Kürtçe sanmakta dırlar,

       Biz bu sözlerden >LANGUAGE< sözü üzerinde duracağız. “LANGUAGE” sözünün bu haliyle Türkçe olarak düşünülmesi, bir çeşit fantezi imiş gibi algılanacağını biliyorum. Varsın düşünenler öyle düşünsünler. Ben bu sözün ve hatta Arapça sanılan LAFZ, Farsça sanılan LÂF, sözlerinin de Türkçe olduğunu düşünüyorum.

       Lâf Farsçada söz, konuşma, lakırtı anlamınadır.

       Lafz, Arapçada söz, demektir. Lafız, kelime anlamına da gelir. LAFZAN demek lafıza göre, yani cümle içindeki söyleniş tarzına göre demek olduğu gibi LAFAZAN, yani geveze anlamına da gelir. Dikkat edilirse Arapça LAFZAN sözü, Türkçe LAFAZAN sözünün aynısı gibidir.      

 

       LANG

 

       Aşağıda açıklanacağı üzere ‘LANG’ sözü zamanla sıkışmadan dolayı LAF şekline girmiş olmalıdır. Bu tür değişmeler olabilmektedir. LAF, LANG sözleri LAK şeklinde de söylenmektedir. LANG sözündeki NG sesinden N düşerse LAG olur. G harfinin sertleşmesiyle de LAK şekline girmesi kurala aykırı değildir.                    .

       “lakırdı ‘I, Söz, boş söz’

       lakırtı

       An.ağl.; langırdak ‘I. Çok ve bağırarak konuşan; 2. Gür sesli’ *alakır-da-k langırda- ‘I. Gevezelik etmek; 2. Bağırarak konuşmak’ {gös. Yer}. langırtı ‘büyük çanın çıkardığı ses’; ‘anlamsız ve can sıkıcı söz’” 1

…………………………………………………………

           “1} Köken Bilgisi sözlüğü Prof. Dr.Tuncer Gülensoy Tdk. Ankara 2007 C:2 S: 595-596   

 

       “lakırdamak 2. Gereksiz konuşmak. {Bekili *Çal -Dz. 

       langaroz Geveze. {Müslimsölöz *Orhangazi -Brs.;*Söğüt -Bil.}

       langırdak {I} I. Çok ve bağırarak konuşan. {Bekili *Çal -Dz.; *Ayvacık -Çkl.;Tokat, Bozan-Es.;*Kandıra -Kc.;-Ky.}Gür sesli, Bekili *Çal -Dz.;-Ky.}

       langırdak {II} [>löngürdek {II}

       langırdamak I. Gevezelik etmek.{Yeniköy*Develi-Ky.; Dereköy, Kofcağız-Krk.}2.Bağırarak konuşmak.{Kandıra -Kc.; *Bor–Nğ.}

       langır-langır Kaba ve gürültülü {ses için}.{Bekili *Çal–Dz. Düzce. Bo.}

       langırtı {I} Büyük çanın çıkardığı ses.{*İskenderun. Hat.}2

……………………………………………..

            2} Derleme sözlüğü IX  L-R 2. Baskı Ankara. TDK. Yay. 1993 Ankara S: 3059-3063

 

“lan’guage {langwidz}, n. Dil, lisan; konuşma kabiliyeti,; herhangi bir ifade tarzı.” 3

…………………………………………....

3} Yeni Redhouse Lügati İngilizce-Türkçe. 1958 İstanbul S: 590                                              

 

       Yukarıdaki belgelerde görüldüğü üzere LAN>GUE;> LANGUAGE sözü ile LANGIRT-LANGIR-TI, LANGIRDAMAK, LANGIRDAK,  sözlerinin birleştiği nokta: LANG kısmıdır. Sözün kökü; -LANG-TIR. G>K dönüşmesi halinde –LAK- şekline girecek olan bu söz, sözün köküdür. Türkçe sondan eklemeli dillerin de anasıdır. Eki kökten ayırdığınızda kök ortaya çıkar. Nitekim aşağıdaki belgede de görüleceği üzere; “LANG d’ OQ” şeklinde yazılan bu sözün kökünün “LANG” olduğu apaçık görülüyor.  Bu sözlerin anlamları da, kalıpları da aynıdır. Ön devirlerde Avrupalının henüz uluslaşması, GENETİK şifrelerinin değişmesi, DNA sistemlerinin farklılaşması, yani uluslaşma devri başlamamışken, Avrupa’yı Ön-Türkler dolduruyordu. Avrupa’nın dört bir yanında bulunan Ön-Türk TAMGALARI bu savımızın en sağlam kanıtlarıdır. O ön devirlerde Avrupa Kıtasında OQ Türkleri yaşıyordu. Bunlar, Avrupa’nın en ücra köşelerine kadar yayılmışlardı. Bunlardan bir bölümü de Güney Fransa’da yaşamaktaydılar.                          

       OQ Türklerinin konuştukları dile: LANGUE d’ OQ, > < OQ DİLİ denmekteydi. Halen de öyle deniliyor. OQ adlı Türklerin yerleştikleri yerler pek çoktur. Bunlardan birçoğu da Buzul çağının hemen sonunda M.Ö. 15 bin yıllarında Milad ile birlikte 17.010 yıl önce Anadolu’da yaşıyorlardı. Özellikle Güneydoğu Anadolu’da Van, Hakkari, Erzurum, İstanbul Erenköy, Antalya Beldibi, İsviçre, İtalya, İskandinavya, İngiltere, Almanya, İberya, Balkanlar gibi dünyanın her yerinde onlar vardı. Onların izlerine Kapadokya denilen yerlerde de rastlıyoruz. KAPADOK>YA hakkındaki açıklamamız için Bilgeata TIKLAYINIZ} {Bakınız. Ceyhun’dan Ceyhan’a Çalıştay Raporları. Rüstem KOCADURMUŞOĞLU-Bilge Ata -Ceyhan Belediyesi yayınları 2008} 

            

       OQ DİLİ > LANGUAE d’ OQ 

      

“Güney Fransa’da “LANG d’ OQ” OQ DİLİ demektir ki, OQ’LARIN, ÖN-TÜRKLERİN büyük bir bölümü olduğunu biliyoruz.   

OCCİTANE’N {OKSİTAN} OQ-SİTAN olması gerekir ki, burada Acemce/Farsça sanılan ve ülke anlamına gelen “SİTAN” kelimesi; AS/QAN’DAN gelmektedir. AS/QAN, “GÖKYÜZÜNE TANRI KATINA AS/ILI” demektir… ASQAN, ASTAN şekline girmiş, oradan da SİTAN doğmuştur. ASQAN, öte yandan ASPAN, ASÜMAN haline dönüşmüştür. Öyleyse, OKSİTAN diye seslendirilen ve genel çizgilerle GÜNEY FRANSA’YI ve BURADA KONUŞULAN DİLLERİ TOPTAN ifade eden bu ad, aslında OQ-ASQAN, yani “GÖKSEL OQ HALKI, TANRI’YA GEÇMİŞ {HALKIN BELDESİ, ÜLKESİ} demek olacaktır. Bu da “3+3+2=8” zamanlı aksak tartısının bulunması ve her şeyin üstünde, konuşulan ESAS DİLE: “LNGUE d’ OQ, yani OQ DİLİ denmesi. Güney Fransa’nın ÖN-TÜRKÇE BİR AD TAŞIMASININ ne kadar doğru olduğunu göstermektedir.” 4  

……………………………………………………

         4} Kökeninde Ön-Türk Kültürünü Bilmeyen Batı. Haluk Tarcan Ebru Basım Grafik San. İstanbul 2. Baskı 2006 S:175-176

 

       Sayın Tarcan’ın ifade ettiği aksak tartı şeklinde adlandırılan söz, Türk müziği ile ilgili bir konu olmalıdır. Bu müzik şekli hem Fransa’daki OQ Türklerinde, hem İspanya’daki BASK Türklerinde aynen korunmaktadır. Fransa’nın Güney Bölgelerinde günümüze kadar yaşamış olan OQ’LARIN torunlarının hem dilleri, hem de tarih öncesi zamanlarda mağaralara, kayalara, tabletlere, vazolara, yüksek mimari özellikli yapılara kazıdıkları ÖN-TÜRKÇE TAMGALAR, YAZITLAR, KÖPRÜLER, BİNALAR, SARAYLAR, TAPINAKLAR, AGORA, AKRAPOLLAR capcanlı olarak ayakta durmaktadır. OQ’LARIN Avrupa’daki varlıkları, en az 15 bin yıl önceye dayanmaktadır.

       OCCİTANİA>OQYANUS adının Ön-Türklerden olan OQ Türklerinin adından geldiğini bilim çevreleri kabul etmeye başlamışlardır. Aslında Avrupalılar, kökenlerindeki Ön-Türk atalarımızın bulunduğunu er-geç kabul etmeye mecbur olacaklardır. Belki onlar bu kabullenmeyi yapabilecek irade gücünü kazanabilirler, ama bundan daha önemli olan bizim kendilerini AYDIN olarak niteleyen UYTUNLARIN bu konuları kabul etmeleri daha gurur verici olurdu. Oysa bizdeki UYTUNLAR, Avrupalının kabul etmediği hiçbir belgeyi, hiçbir gerçeği kabul etmezler. Bizim UYTUNLARIMIZ, Avrupa’dan ABD’den ne gelirse: ‘Fi Bereket’ diyerek dağarcıklarına doldururlar. Türklerin buldukları gerçekleri ise Avrupalılar, ABD’liler kabul etmedikçe asla kabul etmezler. Bizim UYTUNLARIN PİRİ; ŞIHI da AVRUPALILAR VE ABD’LİLERDİR. Bu gibilere AYDIN yerine UUYDUN, UYTUN denilse ne kadar haklı denilmiş olurdu.

       Elde ettiğimiz bilgi ve belgelere göre “LANGUE” sözü, öz be öz Türkçe olarak ortaya çıkmış bulunuyor. Avrupalının “LANGUE” yani DİL dediği söz, öz be öz Türkçedir. Bu bilgilere İnşallah daha nicelerini katmayı planlamış bulunuyorum. 

 

       AVRUPALILARIN GEÇMİŞLERİ

 

       “Mağara döneminden beri var olan Avrupa, ilkellikten kendisini bir türlü kurtaramamış, tarih’e ilk adımını atmak için çok geç kalmıştır.

 

       Fransa tarihi:         M.S: 500 ile başlar

       İngiltere Tarihi             M.S: 500 ile başlar.

       Almanya Tarihi:     M.Ö:       200 ile başlar

       İtalya Tarihi:         M.Ö:       700 ile başlar.

       Yunan Tarihi:         M.Ö:       700 ile başlar. 5

………………………………………………………………..

           5} Halûk Tarcan age. S: III         

 

       Yunanlılar uluslaşma devrine girdikten sonra büyük bir ilkelliğin, geriliğin içinde yüzüyorlardı. Aynı ilkellik ve aynı barbarlık öteki Avrupalı uluslarda da hüküm sürüyordu. Yunanlılar bu iflah olmaz ilkellikten Pelask Türkleri sayesinde kurtulabilmişlerdir. Bu ilkellik ve gerilik o ön devirlerde bütün Avrupa’da hüküm sürdüğü için yeniçağa kadar Avrupalı ulusların barbarlığı olanca şiddetiyle devam ettİ. Haçlı seferleiyle Türk-İslâm Medeniyetini tanıyan Avrupalı barbarlar, İstanbul’un Türkler tarafından Fethi olan 1453 yılından sonra medeniyet alemine adımlarını atmaya başladılar. Yunan ulusunun uluslaşmasından bin yıllar önce Balkanlarda yaşamakta olan Pelask Türkleri sayesinde tarımı, sanatları, zenaatları öğrenmeye başladılar. Bunun örnekleri çoktur. Zaman zaman www.bilgeata.com adlı web sitemizde bunların en çarpıcı örneklerini sunuyoruz. Okuyucu dosyaları açtıkça bu belgeleri orada bir bir görecek, Avrupalının ön devirlerden beri bu günkü konumlarında olduğu hakkındaki yanlış kanaatlerinden vaz geçecektir. İngiltere’de eğitim faaliyeti yapan Leicexter Üniversitesinin 1574 Avrupalı erkek üzerinde yaptığı Y kromozomu araştırmasında Avrupalı ulusların 10 bin yıl önce Asya’dan Avrupa’ya göçtükleri belgelenmiştir. {Y kromozomu Bilgeata TIKLAYINIZ.} {Asya ve AS’lar için kıta adları Asya Bilgeata TIKLAYINIZ}

       İsveçlilerin Orta Asya Türk kökeninden geldiklerini, ODİN, ODEN, WODEN adlı bir ilâhlarının olduğunu, İsveçlilerin atalarının Türkler olduğunu öğrenmek isteyenler, Lager Bring’in “İsveççenin Türkçe ile Benzerlikleri, İsveçlilerin Türk Ataları” adlı eserini inceleyebilirler.{Not: Kaynak yayınları }

       İsveçlilerin söylenceleri Türk söylenceleridir. ODİN diye adlandırdıkları İlâhlarının adı da: “Ateş” anlamınadır. “Od” Türkçede “ateş” demektir.        Odın>Odun” ise ateşin yakıtı olduğu için gerçekte bizzat ateşe ad olarak kullanılmaktadır.

       

                                                                   24/Ekim/2010

                                                        Rüstem KOCADURMUŞOĞLU

                                                            Bilge Ata-Eğitimci Yazar

                                                               Teolog-Kökenbilimci       

                                                                                  TÜRKİYE

 


 
  2017 © Bilge Ata. Tüm Hakları Saklıdır.   Son Güncelleme Tarihi: 05.07.2017Tasarım & Kodlama: ER-AY Bilgisayar