Bilge Ata  
Site içi arama :
 
      Ana Sayfa   |   Din   |   Köken Bilimi   |   Güncel Makaleler   |   Araştırmalar   |   Belgeler   |   Hakkımızda   |   İletişim
 
 
 

 
Anket
Amerikalıların Kızılderililere yaptığı soykırım hakkında ne düşünüyorsunuz?
 Evet Soykırım yapmıştır
 Hayır Yapmamıştır
 Kısmi olarak soykırım yapmıştır

 
 
Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif: 20
Bugün: 339
Toplam: 1.110.443
 

Kürtçe

                       

 

                                   

                   KÜRTLER ANADİLLERİNİ NİÇİN UNUTTULAR?

 

                   “KÜRTLER UZUN SÜRE UYGARLIK ESERLERİNDEN VE MESKUN YERLERDEN UZAK KALDILAR. KENDİ KÜLTÜR VE DİLLERİNİ UNUTTUKLARI İÇİN KENDİLERİNE ÖZGÜ BİR DİL VE BİR TAKIM DURUMLAR ORTAYA ÇIKARDILAR.” 1

………………………………………………………………..

                 1-} Şeref Han. Şerefname. Bitlis Bey’i. Çeviri. Mehmet Emin Bozarslan ant yayınları İstanbul sh=19 Kitabın yazım yılı M.S: 1597.                                                

 

                Türklerle öz-be öz Kan kardeşi olan Kırmançilerin/Kurmançoların/ Kürtlerin Anadillerini unuttuklarını kendisi de bir Kürt olan Bitlis Beyi Şerefhan Şerefname adlı eserinde açıklıyor. Kitabı merak edenler için kaynağını yazdım. Kürtlerin unuttukları Anadillerinden pek çok sözü bugüne dek koruyarak günümüz kuşaklarına taşıdıklarını artık biliyoruz. Bu konuda başta Ruslar olmak üzere almanlar, Fransızlar, Avusturyalılar ve pek çok Avrupalı ulus çalışmalar yapmışlardır. Biz burada sadece “HERRO-MERRO” sözü üzerinde duracağız. Bu konu ile ilgili olarak ayrıntılı bilgi için ARES –TIKLAYINIZ-

                Kürtlerin Anadillerini unuttuklarını bir Kürt âlimi olan Şerefhan’ın itiraflarından öğrenmiş bulunuyoruz. Bu çok değerli itiraf, bizim için pek çok bilinmezi de gün yüzüne çıkartmış oluyor. Kürtlerin unuttukları Anadilden günümüze pek çok sözü taşıdıkları ise yadsınamaz bir gerçekliktir. Bu sözlerden birisi de “HERRO-MERRO” sözüdür. Kürtler kadim devirlerde Anadillerini unutmadan önce bütün Türkçe sözler gibi aşağıda açıklamasını yapacağımız “”HERRO-MERRO” sözünü de aynen bugün olduğu gibi aynı anlama olarak kullanıyorlardı. Bu sözün kökeni Türkçe:  “ ER ” sözüdür. “ ER “ sözü, Kurmançoların/Kürtlerin ağzında günümüze kadar korunmuş Türkçe sözlerden sadece birisidir. Bu söz o kadim devirlerde Türkler ve Kürtler tarafından hangi anlamda kullanılıyor idiyse, şimdi de aynı anlama kullanılmakta olduğunun belgeleri aşağıda açıklanacaktır:

               

                KIRMANÇI/KIRMANÇİ/KURMANÇOLARDA HERRO-MERRO

 

                Bir Kürt, başka bir Kürt ile tartışmaya veya bir iddiaya giriştiği zaman birbirlerine karşı şöyle meydan okurlar: “YA HERRO-YA MERRO.” derler. “HERRO-MERRO” sözÜ, binlerce yıllık bir gerçeği de ortaya çıkartıyor. Arapçada “ERRE” erkeklik, Kur’an’ı kerim’de İREM erkeklik, Yunan sahasında EREMİ, ARES, EROTİK hepsi ERKEKLİKLE ilgilidir ve Türkçedir. Kürtlerin: “HERRO-MERRO” dedikleri ERLİK, ERKEKLİK, YİĞİTLİK için meydan okumadır. Buradaki “ERRO, MERRO” sözleri hem ERLİĞİ, ERKEKLİĞİ, YİĞİTLİĞİ, hem de MERTLİĞİ  anlatır bir sözdür. Türkçede bir söz iki kere söylendiği zaman “gelme-melme, binme-minme, durma, murma şeklinde söylenir. Kürtlerin dilinde bu kavram korunarak günümüze kadar getirdikleri “HERRO-MERRO” sözü, şu gerçeği ortaya çıkarmıştır ki, “MERRO” sözü, aynen yukarıda sıraladığımız Türkçe sözlerdeki gibi “ERRO” sözünün müteradifi, eşleniğidir.

                “PARRA-MARRA, HURRA-MURRA” sözlerinde olduğu gibi Türkler bir sözü iki kere söyleyerek o sözü pekiştirdikleri gibi söze çeşni katarlar. Kürtler de aynen bunu yaparlar. Kürtler de tıpkı öz kardeşleri Türkler gibi: “YA HERRO, YA MERRO” sözünde görüldüğü üzere “ERRE” sözünü iki kere söyleyerek söze hem pekiştirme, hem de çeşni katarlar.

               

                HERRO-MERRO SÖZÜNDEKİ –H- HARFİ

 

                Kürtlerin ağzında korunup kalan bu “HERRO-MERRO” sözündeki –H- harfi, söze güç, kudret, sağlamlık, katılık, kararlılık, pekiştirme, kesinlik kazandırmak içindir. Türkler de aynen –H- harfini güç, kuvvet, katılık, kararlılık, pekiştirme, kesinlik kazandırmak için kullanırlar. Bir kişi birisine bir şey sorduğu zaman o kişi bu sorulanı iyi biliyorsa, bundan emin ise, söze pekiştirme, katılık, sağlamlık, kararlılık ve kesinlik katmak için o şeyi anlatırken: “Aradığınız şey, veya yer –HORADA-” derler. Bu ifadedeki: “HORADA” sözü, o nesne veya yer hakkında kesin hüküm, kararlılık, katılık, sağlam bilgi sahibi olduğunu gösterir. O kişinin: “Aradığınız yer veya şey: “ORADA” demesi ile “HORADA” demesi arasındaki fark –H- harfi ile verilen yanıtta, kesinlik, pekiştirme, bulunmasıdır.

               

                HÖEKETÇE>TUFANBEYLİ

 

                Nitekim şimdi Tufanbeyli adını taşıyan Adana’nın kadim ve şirin İlçesi’nin daha önceki bir adı da:”HÖKETÇE” idi. “HÖKETÇE” sözünün açılımı: “O GEÇE” demektir k, o geçilen geçitteki yerde demektir. Bu yerleşkemizi soran birisine bu yerleşkenin yerini, tarif eden kişi: “aradığınız yer: O GEÇEDE” demeyerek, bu yeri tam bildiğini göstermek, sözüne güven, itimat, kararlılık, sağlamlık, kesinlik katmak için: “O GEÇEDE” demek yerine: “HO GEÇEDE” demiştir. Daha sonra “HO GEÇE” sözü sık kullanımdan dolayı:” HÖKETÇE” olmuştur. İşte Kürt kardeşlerimizin kadim devirlerden beri sıkça kullandıkları Türkçe: “HERRO-MERRO sözündeki –H- harfi de iddiaya, çekişmeye, tartışmaya girişme sırasındaki kararlılığı gösteren en belirgin Türkçe bir kuraldır. Kürtler unuttukları Anadilleri olan Türkçedeki bu ve daha nice kuralları halen dillerinde capcanlı olarak yaşatmakta oldukları bu vesika ile ortaya çıkartılmış oldu.

                Türklerle Kürtlerin dil kullanımları nerede ise ikizleşmiş durumda olduğunu açığa çıkarmış olduk. Kürtler: “YA ERRO-YA MERRO” demek yerine, iddialarına güven, kararlılık, katılık, sağlamlık, kesinlik katmak için söze Doğma Kardeşleri olan Türkler gibi –H- harfini katmaktadırlar. Bununla:” ben seninle boy ölçülmeye, kavga ve dövüşe varım ” demiş oluyorlar.

                Örnekler yukarıya çıkartıldı. Bu örnekleri dikkatle inceleyenler, gerçeklerin ortaya çıkartılmasından sadece mutlu olmaları gerekir. Bizim gayemiz bilimsel bilgileri ortaya çıkarmak, bu verileri kamuoyumuzla paylaşmaktır. Gerisi, okuyucunun kendi öz tercihine kalmıştır.                                                                   

                                                  21/Temmuz/2010

                                            Rüstem KOACURMUŞOĞLU 

                                                        Bilge Ata

                                                  Eğitimci-Yazar                                            

                                               Teolog-Kökenbilimci

                                                              TÜRKİYE       

 

 


 
  2017 © Bilge Ata. Tüm Hakları Saklıdır.   Son Güncelleme Tarihi: 05.07.2017Tasarım & Kodlama: ER-AY Bilgisayar