Bilge Ata  
Site içi arama :
 
      Ana Sayfa   |   Din   |   Köken Bilimi   |   Güncel Makaleler   |   Araştırmalar   |   Belgeler   |   Hakkımızda   |   İletişim
 
 
 

 
Anket
Amerikalıların Kızılderililere yaptığı soykırım hakkında ne düşünüyorsunuz?
 Evet Soykırım yapmıştır
 Hayır Yapmamıştır
 Kısmi olarak soykırım yapmıştır

 
 
Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif: 65
Bugün: 192
Toplam: 1.109.888
 

Atina

 

 

 

 

ÇALINAN TÜRK TARİHİ

 

ATENA; ATİNA, ADANA=ATANA, ASENAT; AÇİNA 

 

 

Türkler, ASENA sözünü dişi bozkurt olarak bilirler. ATENA, ATİNA bugünkü Yunanistan'ın Başkentinin adıdır. ASENAT sözü ise tarihte nam salmış iki ünlü kadının Türkçe adıdır. Bunlardan birisi Hz. Yusuf {sav}’un Eşidir. İkincisi de M.S. 1600 yıllarında Irak’ın Kuzey’inde yaşamış ilk kadın rabbi, İLK KADIN HAHAM olan ASENAT BARZAN’DIR. Hz. Yusuf {sav} Mısırda, zindandan çıktıktan sonra Mısır KAM’I, {KÂHİN}'İ PÖTİFORA'NIN kızı olan ASENAT ile evlendi. Hz. Yusuf {sav}’un ASENAT’TAN iki oğlu oldu. Bu çocuklardan birisinin adı: MANESSA öbürünün adı, EFRAYİM idi.

 

"Hz. Yusuf {sav} Mısırda iktidarda önemli bir mevki'i elinde tutuyordu. Hz. Yakub {sav}'un ailesinin Mısır'a göçü de bu sırada gerçekleşti. Bilindiği gibi Hz. Yusuf {sav}, bulunduğu mevki itibariyle ve özellikle Baş KÂHİN PÖTİFARA’NIN kızı ASENAT ile evlendikten sonra Mısır Halkıyla kaynaşmıştı. Hz. Yusuf {av}'un MANESSA ve EFRAYİM adlı iki oğlu bu kadından doğmadır. Bu dönemin hemen başında Mısır Halkıyla kaynaşmanın bundan daha büyük örneği olur mu? Hz. Yusuf {sav}’un oğulları MANESSA ve EFRAYİM % yüz Hz. Yakub {sav} Soyundan sayılabilir mi? Bu oğulların Mısırlı kızlarla evlenmesini engelleyen bir yasa var mıdır?

Tevrat’ta Peygamber Hz. Musa'nın bu olaydan çok daha sonraları, yani Firavun II. Ramses döneminde M.Ö: 1304-1237 ortaya çıktığı ve onları Kenan İl'ine, Filistin'e getirdiği anlatılmaktadır. Yahudi tarihinde bu olaya : "ÇIKIŞ" adını veren de bizzat Hz. Musa’dır. Tevrat'a göre Hz. Yusuf'un iki oğlu MANESSA ile EFRAYİM Mısırdaki "AVN" Kâhin'i, Pötifora'nın kızı ASENAT'TAN Dünya'ya gelmiş ve orada büyümüştür. Bütün bunlar İsrail                                                     Oğullarının asıl Vatanının Filistin değil ÂRÂMİLERİN Vatanı Harran Bölgesi olduğunu gösteriyor. İsrail oğulları da, ÂRÂMİLERİN çocuklarıdır. Tevratta adları geçen bütün kardeşler, Filistin dışında doğup-büyümüşlerdir. Bunu söyleyen biz değil Tevrat'ın bizzat kendisidir." {Dr. Ahmet Susa. Tarihte Araplar ve Yahudiler.  Arapçadan çeviren D. Ahsen Batur. Selenge Yay. İstanbul 2005 S=319}

 

AŞKENAZ, İŞKİNUZ, İSKİNUT, İSKİT, SAKA

 

Aşkenaz sözü, İspanya dışındaki özellikle Türk kökenli/Aşkenaz, İskinuz>İskinut=İskit kökenli Musevilere verilen bir addır. Aşkenaz Musevilerinden birisi de ASENAT BARZAN’DIR.. ASENAT BARZAN; BÜYÜK TÜRK KAANI ALPERTUNGA’NIN BÜYÜK OĞLU BARSKAN’IN> BARSHAN’IN,> BARZAN’IN TORUNUDUR.  Zaman içinde ASENAT BARZAN ve yörede yaşayan öteki Türkler,  Musevi’leştikleri için onlar Musevi unvanı aldılar. Yahudi olmak için ise Yahudi kökeninden, yani İbrani olmak gerekir. Çünkü Yahudilik hem IRK'TIR, hem DİN'DİR. Nitekim IRK'I Yahudi olmayan nice zenciler, nice Hazarya Türk'leri, şimdi İsrail'de Musevi olarak yaşamaktadırlar. Din ile Soyu, ayıran Din ise Müslümanlıktır. Müslüman olmak için Arap olmaya gerek yoktur. Museviliğe giren Türk-Turan kökenlilerde önemli bir ayrıntı var. Son adları Türkçe, ön adları Tevrat’taki adlardan oluştuğu halde ASENAT BARZAN bunun istisnalarından birisi ve belki de başta gelenidir. ASENAT BARZAN’IN hem ön adı hem son adı her iki adı da Türkçedir. Babası SAMUEL BARZAN’IN son adı Türkçedir. ASENAT BARZAN’IN babasının ön adı da Türkçedir. Ama SAMUEL İbranice telaffuzu ile böyledir. Aslı İSMAİL demektir.

“Kayıtlarda M.S: 1630 yılında ölen Kürt Rabbilerden SAMUEL BARZAN'IN adı geçmektedir. Samuel Barzani'nin kızı ASENATH BARZAN ise ilk kadın Rabbi olarak tarihe geçmiştir. Hatta ASENATH BARZANÎ'NİN Musul'da bir Yahudi okulu kurduğu da bilinmektedir. Ancak son tahlilde, Yahudi Kürtlerinin Barzan soyadını taşıması ne anlama gelmektedir? Araştırmacı yazar Muhsin Kızılkaya'nın da belirttiği gibi, Barzan ismi Barzani aşiretinin yaşadığı Barzan Kasabasında ikamet eden bütün yerli halkın kabul ettiği ortak bir soyadıdır ve kesinlikle Barzani ailesiyle doğrudan bir kan bağını göstermemektedir. Daha önce de yer-yer kendisinden söz ettiğimiz ASENATH BARZANİ kimi kaynaklarda adı:  ASENATH  BARZAN olarak geçmektedir.” {Yahudi Kürtler. Eşref Günaydın Karakutu yay.  S: 41, 42, 68.. 4. Baskı 2007 İstanbul.}

 

        Eşref Günaydın’ın “YAHUDİ KÜRTLER” sözünü kullanması cidden şaşırtıcıdır. Öncelikle şu hususu belirtmem gerekiyor: KÖKENİ YAHUDİLİĞE, YANİ İBRANİLİĞE dayanmayan hiçbir topluluğa, hiçbir gruba YAHUDİ DENEMEZ. Hz. Musa’nın DİNİNE giren YAHUDİ’DEN başka soylara: “MUSEVİ” denir. Bu konuda en titiz, en dikkatli MİLLET, OSMANLI TÜRKLERİDİR. OSMANLI TÜRKLERİ, YAHUDİ KÖKENİNDEN gelenlere: YAHUDİ, YAHUDİ KÖKENİNDEN gelmeyen ve fakat Hz. MUSA {sav}’İN DİNİNE girenlere ise: MUSEVİ demekteydiler.

        Kürtlerden YAHUİDLİĞE girmiş olanlar varsa bunlara: “YAHUDİ KÜRTLER” denemez. Bunlara ancak: “MUSEVİ KÜRTLER” denebilir. Özellikle YAHUDİ KÜRTLEDEN kast edilen kadının adı öz be öz Türkçe: “ASENAT BARZAN” dır. Bu MUSEVİ KADININ adı ise: Öz be öz TÜRKÇEDİR. Konu ile ilgili geniş inceleme yapmak için: {www.bilgeata.com  ASENAT BARZAN ile BARZANİLER TIKLAYINIZ.}

       

ATENA, ATİNA,

       

ATENA, ATİNA Kenti hakkında yapacağımız açıklamalarla ATİNA’NIN bir Türk İlâhesi olduğu bu belgelerle aydınlanacaktır. Bugünkü ATİNA KENTİ, kadim {eskiden de eski} ön devirlerde, Türklerin kurdukları bir Kent idi. Bu Kentin o zamanlar bir adı yoktu.

Kadim {ÖN DEVİR] Türklerinde yaşayan bir ad verme Töresi vardı.  Bu Töreye göre, yararlı bir iş yapılmadıkça ad alınamazdı. İşte ATENA, ATİNA, AÇİNA, ASİNA, ADANA, ATANA, ASENA ve ASENAT adlarının hepsi aynı anlamadır. Bu kente bu ad böyle bir Töre sonucu verildi.

URAL-ALTAY Söylencesine göre; Kente bir ad vermek konusunda erkek İlâh POSEDON ile, dişi İlâhe ATENA tartışırlar. Halkın gönlünü kazanan İlâh'ın adı, bu Kasabaya ad olarak verilecektir. Dişi İlâhe ATİNA-ATENA; Kasaba Halkına Zeytin ağacı dağıtır. O günün kadim Türk oymakları, ATENA'NIN bu kutsal bitkiyi dağıtmasına çok sevinirler. Bu Kentin adını, ATENA-ATİNA korlar. Kent'in adı, ATENA-ATİNA olur. Bu söz, Yunanca değildir. Ne yorum yapılırsa yapılsın söz, Ural Altay kökenindendir. Türkçede –T- harfi, -S- harfine dönüşür. ATENA>ASENA, ATİNA da ASİNA olduğu gibi T>Ç dönüşümüyle de ATİNA, AÇİNA olur. Adanalı Karacaoğlan:

 

“AÇİNA DA DELİ GÖNÜL AÇİNA

YENİ DEĞMİŞ ONÜÇ-ONDÖRT YAŞINA,

AKŞAMÜSTÜ AKPINARIN BAŞINA,

SELAM SALDIM NAZLI YÂRİM ALDIN MI?”

                Adanalı Karacaoğlan

 

Adanalı Karacaoğlandaki: “AÇİNA” SEVGİLİDİR. YAVUKLUDUR. Onüç-ondört yaşı, ay’ın dolunay haline gelmesinden, yani kızların o yaşlarda olgunlaşmalarından kinaye olarak söylenir.  Bu, Türklerin ozanlık geleneğidir. Karacaoğlan’ın “AÇİNASI” sevgilidir. Dişidir. Kızdır. Bu itibar ile “AÇİNA=”ATİNADIR. 

 

Hz. YUSUF’UN EŞİ ASENAT, OĞLU MANESSA

 

Iraklı Dr. Ahmet Susa'ya göre, Hz. Yusuf {sav}'un Eşinin Adı: ASENAT idi. Yani Türkçe ASENA, DİŞİ BOZKURT; demektir. Hz. Yusuf {sav}’un oğullarından birisinin adı da: MANESSA yani MANAS idi ki, MANAS, KIRGIZ Türk Destanındaki Destan kahramanının adıdır. Dr. Ahmet Susa Hz. Yakub {av}’un Soy'unun kısa zamanda çöküp Kopt Soy'u haline geleceğini söylüyor. Bunu da Hz. Yakub {sav}'un Arap Soy'undan gelmesine ve bu saf Arap Irk'ının bozulmasına hayıflanarak ileri sürüyordu. Oysa Hz: Yakub {sav}'un Dedesi Hz. İbrahim {sav}’dir.  Hz. İbrahim {sav} ne Yahudi'dir ve ne de Arap’tır. Adı bile Arapça değildir. İBRAHİM sözü, bal gibi Türkçedir. Hz. Yusuf {sav}'un Eşinin adı da ASENA, yani dişi KURT’TUR.  Soy'ları da binlerce yıl çökmemiştir.

 

 

                                                                       بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

مَا كَانَ إِبْرَاهِيمُ يَهُودِيًّا وَلاَ نَصْرَانِيًّا وَلَكِن كَانَ حَنِيفًا مُّسْلِمًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ

              

 

        “İBRAHİM; NE YAHUDİ İDİ, NE HIRİSTİYAN İDİ. LÂKİN O, TANRIYI TEK TANRI OLARAK TANIYAN DOSDOĞRU BİR MÜSLÜMAN İDİ.”Al-i İmran 3/67

 

“Bu Püriten etkisi sonucunda Yahudiler İngiltere’ye yeniden kabul edildiler. Cromwell, büyük dostu AMÖSTERDAM HAHAMI MANASSEH BEN İSRAEL’İ İngiltere’ye davet ederek, Püritenlerin parlamentodaki desteği sayesinde, Yahudileri İngiltere’ye kabul etti. İngiltere’ye giren Yahudi Cemaati kısa sürede büyük ekonomik güç kazanmış, YOTSCHİLD hanedanı, bu cemaatin içinden çıkmıştır. Sömürgeciliğin Uzakdoğu’daki en önemli temsilcisi olan British East İndia Company {İngiliz Doğu Hindistan Şirketi}nde de İngiliz Yahudilerinin büyük hissesi ve şirketi yönetiminde rolü vardır. “ {www.msxlas.0rg/./213003-puritenlik’ten alıntı}

        AMSTERDAM’DAN İngiltereye çağrılan ne Amsterdam Hahamı ANASSEH BEN İSRAEL’İL, ne de ROTSCHİLD hanedanının İbrani- Yahudi kökeniyle organik bağları yoktur. Bunların hepsi Hazarya Türk kökenli Musevilerdir.

        Yukarıda ASENAT BARZAN’IN ön ve son adları hakkındaki açıklamamızın yeni bir istisnası ile karşı karşıya olduğumuzu açıklamak istiyorum.  MANASSEH BEN İSRAEL’İL adlı Amsterdam hahamının adına dikkatle bakarsanız, ön adının MANESSA olduğunu göreceksiniz. Musevi Türklerde ön ad ibrani olmakla birlikte son ad genellikle Türkçe olmakta iken, bu iki ad bu kuralı alt üst etmiştir.

 

        AMSTERDAM BAŞ HAHAMI MANESSEH ROTSCHİLD

 

Ortaya koymakta olduğumuz belgeler, hem kadim tarihte, hem ön devirlerde ATENA/ATİNA/ATANA=ADANA/ASENA/ASENAT adlarının Türkçe olduğunu, hem de Hz. Yusuf ve Babası Hz. Yakub {sav}lerin zamanlarında ASENAT ile, MANESSA adlarının var olduğunu göstermektedir. MANESSA adı Hz. Yusuf {sav} Hazretlerinin oğlunun adıdır. MANAS adı, Kırgız Türklerin tarihinde çok önemli bir destan kahramanlarının da adıdır. ASENAT nasıl Türk ise MANAS dahi Türk’tür. Yukarıdaki alıntıda görüleceği üzere Hollanda’nın Başkent’i Amsterdam’da yaşayan ve bu Kentin Baş Hahamı olan -MANESSEH BEN İSRAEL-‘in adı konumuzla yakından ilgilidir. Bu belgede Amsterdam Hahamı MANAS adını taşımakta olduğu, hiçbir çekiştirmeye, eğip-bükmeye meydan vermeyecek bir açılıkla Türkçe olduğu görülüyor.

İbrani kökeninden gelen, Yahudiler Uluslaşmaya başladıkları zaman, GEN’LERİ ve DNA’LARI değişmiş, dilleri farklılaşmış idi. yazılan ilk Tevrat nüshalarının ise İbranice değil ARAMCA yazıldığı görülüyordu. Aramca’nın ise İbranice olmadığı, bu dilin baştan-başa Türkçe ile dolu olduğu dikkate alınırsa konu daha iyi kavranılabilir. {ARAM> ARAMİ> ARAN> ARRAN> HARRAN sözlerinin köken bilgisini ayrıntılarıyla sunduğumuz: www.bilgeata.com HARRAN TIKLAYINIZ.} Amsterdamda yaşayan Musevilerden ROTSCHİLDS HANEDANLARININ, Aşkenaz,> Askenaz> Askenat> İskinuz,> iskinut =İskit/Saka Türk kökenli olduklarını algılıyoruz. {İsrael sözünün geniş açıklaması için: www.bilgeata.com israil tıklayınız}

        ATENA, ATİNA Yunan’ın dişi ilahe'si olarak iki bin 800 yıldır böyle kabul edilmiştir. Oysa ATENA-ATİNA sözünün, Yunan diliyle uzaktan-yakından ilişkisi olmadığı gibi, Yunan mitolojisi ile de ilişkili değildir. Bu söz için ne kadar yorum yapılırsa yapılsın söz, Ural-Altay kökenindendir. Türkçede –T- harfi, -S- harfine dönüşür. ATENA; ASENA olur. Bu dönüşüm kesinlikle zorlama değil, aksine bir kural gereğidir. Bizler bu gereği yerine koyuyoruz. Yukarıdaki belgeler, bugünkü Yunanistan'ın Başkentinin Türkçe Dişi KURT, yani ASENA olduğunu gösteriyor.

        ASENA SÖZÜ, AS ANA anlamınadır. AS sözü kök, asıl, esas, temel anlamınadır. AS ANA sözü de asıl ana, esas ana, kök ana, temel ana anlamınadır. Bu inanış, kadını kutsayan, kadına değer veren Türk atalarından beri süre gelen bir inanıştır.

        Hz. Yusuf'un Eşinin adı ASENAT olduğuna göre, ASENA-T-‘ taki-T- harfi, Sümer Türkçesinde olduğu gibi, -TU-TÜ- şeklinde dişil ek'i olsa gerektir.  Yunan sahası olarak bilinen Balkanların bu bölgesi, M.Ö. 8. Yüzyıldan önce Türklerle kaplıydı. ARHUNTLAR, İRKIUNTLAR, LELEKLER, PELASKLAR, KARLAR, KARLUKLAR, KARDUKLAR VE DAHA NİCE TÜRKLER BURALARI İMAR ETMİŞLERDİ.

Yunan, Grek, Ulusunun uluslaşma dönemi M.Ö. 8. Yüzyıla kadar götürülebilmektedir. Yunan sahasının kadim-devirlerden beri Türklerin öz Yurtları olduğunu daha yakından tanımak için { www.bilgeata.com  web sitemde AFRODİT, ZEUS, AYASOFYA, HERAKLES, dosyalarını lütfen tıklayınız.}

        O zaman ATİNA’NIN, AKRAPOL’ÜN, AGORA’NIN ve daha nicelerinin öz be öz TÜRKLERİN eseri olduğu görülecektir.

 

        25/Ocak/1999

Rüstem KOCADURMUŞOĞLU

Eğitimci-Yazar-Teolog-Kökenbilimci

Bilge Ata- Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅

 


 
  2017 © Bilge Ata. Tüm Hakları Saklıdır.   Son Güncelleme Tarihi: 05.07.2017Tasarım & Kodlama: ER-AY Bilgisayar