Bilge Ata  
Site içi arama :
 
      Ana Sayfa   |   Din   |   Köken Bilimi   |   Güncel Makaleler   |   Araştırmalar   |   Belgeler   |   Hakkımızda   |   İletişim
 
 
 

 
Anket
Amerikalıların Kızılderililere yaptığı soykırım hakkında ne düşünüyorsunuz?
 Evet Soykırım yapmıştır
 Hayır Yapmamıştır
 Kısmi olarak soykırım yapmıştır

 
 
Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif: 87
Bugün: 412
Toplam: 1.110.516
 

Öleter

               Rüstem KOCADURMUŞOĞLU-Bilge Ata- Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅      

         ÖLETER:

HELAK; ÖLEK; ÖLÜK; ÖLÜT; ÖLETİR

 

İnsanlık tarihini, Yunanlılarla, Araplarla, Çinlilerle, Hintlilerle, Romalılarla başlatma çabaları, iflas etmiştir. {www.bilgeata.com –Y- KROMOZOMU TIKLAYINIZ.} Bu çabaları bıkmadan-usanmadan yürüten bilginler, yüz yıllardır boşuna yorulmuşlar. Bu bilginler, artık şu gerçeği öğrenmeliler ki, bu ulusların hiç birisinin ANA SOY oldukları hakkında hiçbir geçerli delil bulamadılar. Yüz yıllardan beri sürdürdükleri çabalar boşa çıkmıştır. Kızılderililerin,  Sumerlerin, Etrüsklerin, Türk olduklarını nasıl inkâr edeceksiniz? {Bakınız: Kanada, Mısır-, Kızılderili Türkçesi, Siyu Kızılderilileri, Navajo Kızılderilileri, Britanlar. www.bilgeata.com TIKLAYINIZ.} Avrupa’daki kent, kasaba ve köylerden yüzlercesinin adları öz be öz Türkçedir. Bu böyle olduğu gibi Avrupa’nın kendi öz adı olan Avrupa, Alp Dağları, Qamunlar Vadisi, {Qamun Vally} Avrupa’nın dağlarının, denizlerinin, Okyanusun, ulus adlarının yerleşke adlarının Türkçe olmasını ne ile açıklayacaksınız? Dünya dillerinde halen cap canlı olarak varlıklarını sürdüren Türkçe sözleri nasıl görmezlikten gelebilir miyiz?

 

                           Rüstem KOCADURMUŞOĞLU-Bilge Ata- Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅                                                                  

HELAK, ÖLEK, ÖLÜT, ÖLETİR

 

HELAK, ÖLETER sözleri, Yunancada ve Arapçada bıraktığımız Türkçe sözlerdendir. Bu sözlerden türeyen ÖLETİR ve ÖLEK, sözleri hakkında açıklama yapacağız. Anadolu Türkleri, tavuklara kıran girdiğinde {toplu ölüm} buna: {ÖLET} derler. Bu söz Halkımız arasında: {TAVUK ÖLETİ} olarak kayda girmiştir. TAVUK ÖLETRİ sözüne dikkatle bakarsanız, Yunanlılar da ÖLET, ÖLETER, ÖLETİR demekteler. ÖLEK sözü, Arapçada kaldığında, Sami dil etkisi dolayısıyla başına bir –H- harfi almış ve H-ÖLEK şekline girmiştir. Dil kuralı gereği, -Ö- harfi kendisinden sonraki –E- harfinin sesinin karakterine uyarak-H-ÖLEK SÖZÜ, H-ELEK- şekline girmiştir. Bu sözün çekimi: {HELEKE, YAELİKÜ, HELKEN VE HELAKEN} şeklindedir. Semitik-Sami-diller çekimli, bükümlü dillerden olduğu için bu dillerdeki sözlerin kökünü bulmak oldukça zordur. Bunun için başka uluslardan alınan sözlerden ayıklanması da oldukça zordur.

Oysa Türkçe eklemeli dil olduğu için ek atılır atılmaz, köke inilmekte, böylece kökler ve ekler ayan-beyan ortaya serilmektedir. Sami dillerde ise sözün mastarını bulmak gerekir. Mastar bulunsa da eke inmek oldukça zordur. Türkçede köke ve eke inebiliriz. ÖLEK, HELEK, ÖLET, ÖLÜT sözlerinin kökü; ‘ÖL’ sözüdür. Arapça çekimli bir dil olmasından ötürü,  bu işlem oldukça zordur. Şimdi bu çekime bir örnek verelim: {HELEKE, YEHLİKÜ, HELKEN-HELAKEN} Bu çekimdeki {HELKEN VE HELAKEN} sözleri mastardır. Sami dillerde Mastarı bulmadan sözün özüne inilemez. İnilse de kökü, kömeci bulunamaz. Oysa Türkçede, bu sözün yukarıda hem kökünü, hem ekini buluverdik. ÖLEK sözünün kökü:-ÖL- sözüdür. Bu söz Arapçada bıraktığımız sözlerdendir. ÖLEK sözü, Arapçada kalırken başına aldığı –H- harfi ile HELEKE ve HELAK şekline girmiştir. HELAK ÖLDÜRME, YOK ETME anlamınadır. HELAK,  Türkçedir.

 

SUMER TÜRKLERİNDE ÖLEK SÖZÜ

                                                                                                        

       “GIL; GILIN: HALAQU  : Harab olmak.

ZAH {HA. A}                :Halaqu,yok olmak, kaybolmak.” 1

…………………………………………………………….

            1} Sümer Dili ve Grameri Prof. Dr. Mebrure Tosun, Prof. Dr. Kadriye Yalvaç. TTK Ankara 1981 S:94

                             

                                    Rüstem KOCADURMUŞOĞLU-Bilge Ata- Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅

      

YUNANCA VE AVRUPALI DİLLERDE ÖLETER, ÖLETİR

 

{oletroV}                ÖLETROS                          ölet 

                         telef, harap, ölüm, helak    ölüm, telef, helak

{ oleko}                 ÖLEKO                              ölük   

                        öldürmek,                         telef, helak

{ oleqir}                 ÖLETİR                          euleter=öleter                                            tahrip eden, öldüren,

{ollumi}                 ÖLLÜM                              eulum=ölüm

                         tahrip, helak {ölek}              helak { ölek } telef 2

……………………………………………………..

            2} Yunandan Evvelki Türk Medeniyeti Yusuf Ziya İstanbul 1928 Arap harfli

           

       Yunanca ÖLET sözü de aynıdır. Bu ÖLET sözünden Yunancada ÖLETİR; ÖLETER sözleri yapılmıştır. Buradaki AR-ER-IR-İR-OR-ÖR ekleri, {YAPAN, YAPICI, EDİCİ, EDEN, EYLEYEN} anlamlarına gelir. Bu {AR-ER-IR-İR-OR-ÖR} ekleri, bütün Avrupalı dillerde, henüz o uluslar uluslaşmadan önce konuşmakta oldukları ANA Türkçeden o dillerde kalmış YAPIM EKLERİDİR. –ÖLET-, ÖLET-İR-; ÖLET-, ÖLET- ER-  şeklindeki bu söz, Yankelerin –TERMİNA-TÖR- sözlerindeki –ÖR-, -ER-, eklerini oluşturmuştur. HELAK sözü de, ÖLETER, ÖLETİR sözleri de öz be öz Türkçedir. 

          –AR-ER-IR-İR-OR-ÖR- ekleri, bütün Avrupalı dillerde Türk dilinden kalırken bizler, bu ekleri işletmemişiz.  Yankeler, sinema sektörünü kullanarak bütün Dünya uluslarını korkunç bir kültür bombardımanına uğratmayı başarmışlardır. Sinemada ürettikleri karakterlerden birisi de: “TERMİNATÖR” tiplemesidir. TERMİNATÖR, Yok edici, sonlandırıcı, bitirici gibi anlamlara gelir. TERMİNATÖR sözündeki TÖR-ÖR eki, Türkçe yapım ekidir. “ÖLETİR, ÖLETER, ÖLETÖR” terimleri, kahredici, yok edici, öldürücü, helak edici, bitirici, mahvedici anlamlarına Türkçedir.

          Yunancada ÖLET, Arapçada HELEK ve HELAK şeklinde ön devirden beri korunan bu Türkçe sözler, Kur’an-ı Kerimde İlâhî vahiyler arasında oldukça sık geçmektedir. Kuran-ı Kerim indirilmeden yüz yıllarca önce de bu sözler Arapçada, Yunancada Türkçe kökenli olarak kullanılıyordu. Halen de 400 milyon Türk SOYLU, öz sözleri olan bu {ÖL-ÖLÜM-ÖLÜK, ÖLET-TAVUK ÖLETİ-} sözlerini kullanıyorlar.

       Eğer Araplar, Yunanlılar, ASIL SOY, KÖK SOY olmuş olsalardı, ÖN DEVİRLERDE {KADİM DEVİRLERDE} dillerinde Türkçe sözler olmazdı. Oysa Arap ve Yunan dilleri ağzına kadar Türkçe sözlerle doludur. Avrupalılar, Yunanlıyı en eski, en kadim soy, Yunancayı da içinde bir tek yabancı dil olmayan saf Avrupa dili sanıyorlardı. Müslümanlar da Arapları en eski-en kadim soy, Arapçayı da içinde bir tek yabancı dil olmayan saf dil sanıyorlardı. Oysa Süyuti İtkan adlı kitabında Arap dilinde Türk dili dahil 50 dilden yabancı sözlerin bulunduğunu belgelemiştir. Ben ise, Arapçadaki Türkçe sözlerin bir sözlüğünü hazırlamaktayım.

 

                                  Rüstem KOCADURMUŞOĞLU-Bilge Ata- Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅                                                                        

“{oletroV}ÖLETROS                                      ÖLET 

                         telef, harap, ölüm, helak    ölüm, telef, helak

{ oleko}    ÖLEKO                             ÖLÜK   

                         öldürmek,                         telef, helak

{ oleqir}    ÖLETİR                                                                                           EULUTER=ÖLETER              tahrip eden, öldüren,

{ollumi}    ÖLLÜM                            EULUM=ÖLÜM

                         tahrip, helak {ölek}              helak { ölek } telef

                                                                                                     Yusuf Ziya age.

      

       Yukarıdaki Yunanca söz dizimine dikkatle bakanlar, Türkçe ÖLÜM sözünün Yunancada: EULUM şeklinde yazılmakta, aynen Türkçe anlamındaki anlam gibi kullanıldığını göreceklerdir.

“{ollumi}         ÖLLÜM                            EULUM=ÖLÜM

                         tahrip, helak {ölek}              helak { ölek } telef

 

       Yazılış ve kullanış şeklinin: “{ollumi}     ÖLLÜM                                   EULUM=ÖLÜM” Türkçe ÖLÜM olduğunu apaçık göreceklerdir. Ötekiler de böyledir.

 

                             Rüstem KOCADURMUŞOĞLU-Bilge Ata- Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅

 

ZİNCİRLİKUYU SİNLİĞİ “HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR.” ÂYETİNİ SİLMEK İSTEYENLER:

 

                                                              بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ                                      

 كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ الْمَوْتِ وَإِنَّمَا تُوَفَّوْنَ أُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَمَن زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَأُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ وَما الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلاَّ مَتَاعُ الْغُرُورِ

 

 “Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü de ecirleriniz sizlere eksiksiz olarak ödenecektir. Kim de cehennemden uzaklaştırılıp cennete girdirilirse işte o kişi gerçek bir kurtuluşa ulaşmış olur. Dünya yaşantısı ise, aldatıcı boş boş gururlanmadan başka bir şey değildir.” Âl-i İmran 3/185

 

       Bu ayet, İstanbul’da Zincirlikuyu Sinliğinin-Mezarlığının giriş kapısında yazılıymış. Bu yazıyı okuyan bazı ENTELOŞLAR, LİBOŞLAR, FRAPANLAR, bu ayetin Zincirlikuyu Sinliğinden-mezarlığından- silinmesini istemişlerdi. {Benzer bir olay da DALYAN’da yaşanmıştı. Benzerlikler şaşırtıcıdır. Dalyan’ı aşağıda sunacağım.} Bu Kutsal ayetin silinmesiyle ilgili olarak birkaç yıl önce epeyce tartışma yaşandı. Bu kimseler, bu ayeti Sinlikte-mezarlıkta- gördükçe, ÖLÜMÜ HATIRLATIYORMUŞ- BUNLAR ÖLÜMÜ HATIRLADIKÇA- psikolojileri bozuluyormuş. Bu kimseler ÖLÜMÜ hatırlamak istemiyorlarmış. Gerçekte bu kimseler, “TERMİNATÖR” filmini kim bilir kaç kez izlemişlerdir? O da ÖLDÜRÜCÜ, YOK EDİCİ, MAHVEDİCİ, BİTİRİCİ” dir. Vay gidi dünya vay! Mahallenin çığırtkanları, bir avuç ta olsalar, çığlıkları çok çıktığı için koca mahalleyi susturabiliyorlar. Bu kimseler, her halde günübirlik zevklerinden sıyrılıp ahreti, ölüm gerçeğini, yarının ne olacağını düşündürecek şeyleri hatırlarına getirmek istemiyorlar. Böylelerine Ziya Paşa yüz yıl önce ne demiş:

 

                                Rüstem KOCADURMUŞOĞLU-Bilge Ata- Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅                                                                                 

       “İç bâde güzel sev, var ise akl-ı şuurun,

        Dünya var imiş, ya ki, yoğ imiş, ne umurun.”

                                                 Adana Valisi Ziya paşa 

       

        Ölüm gerçeği, insanları neden ürkütmektedir? Günübirlik bohem hayatından sıyrılmak bu gibilere çok mu zor geliyor? Bunlar kendilerini ölümsüz mü sanıyorlar? Oysa aynı Ziya Paşa:

 

       “Dehrin ne sefa var acaba sim-ü zerinde,   

       İnsan bırakır hepsini hın-i seferinde.”

 

       Anlamı:

 

Dünyanın ne sefası var acaba gümüşünde, altınında,

       İnsan bırakır bunların hepsini, ölüm seferinde.   

 

                          Rüstem KOCADURMUŞOĞLU-Bilge Ata- Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅         

 

       Dünyayı, terk edelim, çalışmayalım, eğelenmeyelim, yemeyelim, içmeyelim diyenleri de, ölüm gerçeğine sırt çevirenleri de doğru bulmuyoruz. Meşru yollardan eğlenmek, kınanmış değildir.{Bakınız: www.bilgeata.com Dinbilimi, KISSA-Ziya Paşa TIKLAYINIZ}

       Arapların ve Yunanlıların uluslaşma dönemleri 3 bin yıldan daha gerilere götürülememektedir. Oysa sadece Sümer Türk Medeniyeti 6 ila 10 bin yıl öncedir. Türkmenistan’ın Başkenti Aşkâbad’ın güney kesimindeki ANAV örenlerinin yerleşme tarihi ise 10 bin ila 15 bin yıllarını kapsadığı, dünya bilim çevrelerince kabul edilmiştir. Türklerin ANASOY, İLK SOY, ASIL SOY OLDUKLARI HAKKINDA DAHA KAPSAMLI BİLGİ EDİNMEK İÇİN: {www.bilgeata.com web sitemde; Ayasofya, Sumela Manastırı,  Akdamar Adası, Y kromozomu, Kızılderili Türkçesi, Siyu Kızılderilileri, Navajo Kızılderilileri ve daha nice dosyaları TIKLAYIP inceleyebilirsiniz.}

 

                                                                   بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ                          

                                                                وَمَا أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ

       “biz hangi bir kasabayı HELAK-YOK- ettikse, muhakkak o kasabayı, {o memleketi} uyarıcı {peygamberler} olmuştur.” Şuara 26/208

                                                                                                                       بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ                                                         

      وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ مِن بَعْدِ مَا أَهْلَكْنَا الْقُرُونَ الْأُولَى بَصَائِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

       “And olsun ki biz, ilk kuşakları HELAK {YOK} ettikten sonra Musa’ya, -düşünüp görüşlerini düzeltsinler diye-insanlar için açık deliller, HİDAYET  rehberi ve bir rahmet olarak Kitabı, {Tevratı}  verdik.” Kasas 28/43

         Yukarıdaki ayetlerde HELAK sözü apaçık görülüyor. HELAK ta, ÖLEK te, ÖLETER de öz be öz Türkçe ÖLÜM demektir.

       HANİ EZAN SUSMAZ, BAYRAK İNMEZDİ?

       2009 yılı Haziran ayında ailecek Antalya yönünden Dalyan’a geldik. Bir lokantada yemek yemeye başladık. Bu sırada kısık bir ses ile yakınımızdaki bir camiden ezan sesi duyulmaya başlandı. Ezan o kadar kısık sesle okunuyordu ki, bunun ezan mı, sala mı olduğu hakkında tereddüde düştük. Bir birimize, “ikindi oldu mu, acaba bu ezan mı?” diye sormaya başladık. Çocuklarım daha iyi duydukları için ezan olduğunu söylediler. Ezan okuyan sanki bir şeylerden tırsmış gibiydi. Ezanın sesi o kadar kısılmıştı ki, zar zor duyuluyordu. Garsonu çağırdım. Ona: “Bu ezan, niye bu kadar kısık bir ses ile okunuyor?” diye sordum. O kişi: “Burada bulunan Hıristiyan turistler, ezan sesinden rahatsız olduklarını söyleyerek Diyanete başvurdular, Diyanette ezanın sesini kıstı” diye yanıt verdi.

                        

“Bu ezanlar ki, şahadetleri dinin temeli,

Ebedi Yurdumun üstünde benim inlemeli.” 

                                     Mehmet Akif Ersoy

      

Dalyanda ezanın sesini kısanlar utansın!

 

                                                                                13 Nisan 2012

                                                                    Rüstem KOCADURMUŞOĞLU                                                        

                                                                 Bilge Ata- Eğitimci Yazar-Teolog Kökenbilimci

                                                                           Ξ̲̅ TÜRKİYE Ξ̲̅            

 

 

                LUTFEN OKUYUN, OKUTUN, PAYLAŞIN, KAYNAK GÖSTEREREK İNDİRİN. MİLLETİMİZ GERÇEKLERİ ÖĞRENSİN..

 

 

 


 
  2017 © Bilge Ata. Tüm Hakları Saklıdır.   Son Güncelleme Tarihi: 05.07.2017Tasarım & Kodlama: ER-AY Bilgisayar