Bilge Ata  
Site içi arama :
 
      Ana Sayfa   |   Din   |   Köken Bilimi   |   Güncel Makaleler   |   Araştırmalar   |   Belgeler   |   Hakkımızda   |   İletişim
 
 
 

 
Anket
Amerikalıların Kızılderililere yaptığı soykırım hakkında ne düşünüyorsunuz?
 Evet Soykırım yapmıştır
 Hayır Yapmamıştır
 Kısmi olarak soykırım yapmıştır

 
 
Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif: 25
Bugün: 344
Toplam: 1.110.448
 

Kalahary

                KALAHARI/KALAHARİ ÇÖLÜ

 

                KALAHARI/KALAHARİ Çölü, Afrika Kıtasının Güney bölümünde yer alan Dünyanın en büyük çöllerinden birisidir. Bu Çölün kökenbilgisi hakkındaki araştırmamı aşağıda sunacağım. Kalaharı/Kalahari Çölü ile ilgili araştırmalarımda şükürler olsun bu Çölün kökenbilgisine ulaşmış bulunuyorum.


 

http://www.d.umn.edu/cla/faculty/troufs/anth1602/images/map-Kalahari.gif {coğrafyaci}http://enginsalli.blogcu.com/kalahari-colu/3590775 {alıntı}    

 

                “KALAHARI/KALAHARİ ÇÖLÜ, Afrika'nın Güney'inde, 22° ile 28° Güney enlemleri, 22° ile 28° Doğu boylamları arasında yer alır. Kalaharı/Kalahari, yarı çöl plato alanıdır. Yüzölçümü: 900.000 km² ye ulaşır. Kalaharı, Kalahari adı genel olarak Botsvana'nın batı kısmına denilir. Bu Çöl Botsvana'nın büyük bölümünü, Namibya ile Güney Afrika'nın bir bölümünü kaplar. Bölge geniş otlak, çalı ve ağaçlıklarla kaplıdır. Buna rağmen yağış az olduğundan çöl denilmiştir. Çok az yağış almasının sebebi, doğu doğrultusunda uzanan sıradağların Hint Okyanusu'ndan esen nemli yellerin etkisini azaltmasıdır. Bu Çölde pek çok tropik bölge hayvanı bulunur. Toprak kızıl renkli alüvyonludur.

                Bölgenin kıyı kesiminde BANTU kabileleri yaşar. Gerçekte burasının asıl sakinleri çölde yarı göçebe olarak yaşayan BOŞİMAN-LAR {BUSHMEN} denilen sarı derili, ormancılardır.” 1

....................................

                        1} Vikipedi Özgür ansiklopedi                            

 

                BUŞMANLAR              

 

                BOŞİMAN>BUŞMAN topluluğunun adının anlamını aşağıda çözümlemeye çalışacağız.

               

                “boş; ergin ve hür kimseye denir.

                        “boşu=boşalmak, boşanmak, çözülmek,  gevşemek.”                           “at boşudı=at boşandı, at bağından boşandı, Han yalavaçığ boşudı=Hakan, elçiyi serbest bıraktı.” 2

        

                Manga=bana”; Men=Ben”, 3

 

                        “76 {M. Lu,  Mamman= herhagi biri.} 4

…………………………………….………………………

                   2} Divan-ü Lügat-it- Türk Kaşgarlı Mahmut Tdk. Yay. 1939 Ankara Besim Atalay Çevirisi C: 1 S=330, C:4 S:102, 266,

                   3} Divan age: C=4 S=406, 409

                   4} Sümer Dili ve Grameri Prof. Dr. Mebrure Tosun. Prof. Dr. Kadriye yalvaç TTK. Yay. Ankara 1981 S=76

                                     

                Yukarıda Boşiman-Buşman Halkının adının kökenbilgisi hakkındaki belgeler sunuldu. BOŞ sözü Türkçede serbest, hür, bağımsız, başına buyruk, özgür anlamınadır. Bu belgeler bu Halkın Kalaharı, Kalahari Çölünde özgürce yaşadıklarını göstermektedir. Boşimanlar, Buşmanlar gerçekten bu Çölün özgür halkıdır.

                MAN-MEN sözü, dünyanın en eski Türk medeniyetini kuran Sümer Türklerinde MAN-MEN kişi, şahıs anlamına olarak çivi yazılı tabletlerde geçmektedir. Belgesi yukarıda tablet numarasıyla gösterildi. MAN ve MEN bütün dünya dillerinde yaşayan en kadim, en eski Ön-Türkçe bir sözdür. Bu sözün kıdemi, öncüllüğü hakkında sözümüz, Maya Türk Medeniyeti, MU Türk Medeniyetinde dahi aynı anlama olarak kullanılmaktaydı.

 

                KALAHARI/KALAHARİ SÖZÜNÜN KÖKENBİLGİSİ

 

                KALAHARI/KALAHARİ sözü Avrupa dillerinde sonuna –Y- harfi alarak Kalahary şeklinde söylenir. O dillerde Y harfi bizdeki I ve İ harfleri yerinde kullanılır. KALA sözü Türkçedir. KALA, Türkçede EBEDİ, SONSUZ, SINIRSIZ, UÇSUZ-BUCAKSIZ anlamlarına gelir. Azerbaycan, İran Azerbaycan’ı, Irak Kerkük Turkmanları arasında EBEDİ ANLAMINA Türkçe olarak: “KALIP>KALİP”olarak kullanılır. “KALIP>KALİP” sözü, KALMIŞ yani EBEDİ demektir.

                KAL, KALA, KALI, HALI ve HUL” belgelerine göre EBEDİ; anlamına gelen Türkçe bir ad olması kurala uygundur. Arap dili çekimli dillerdendir. Bir sözün önce mastarı bulunur, sonra kökenine inilir. Bu da oldukça zordur. Bu sözün çekimi şöyledir: “HALEDE-YAHLİDÜ-HALDEN.” -HALEDE- sözünün mastarı HALDEN şeklindedir.  Buradaki –H- harfi noktalı –HI- harfidir. Hırıltı ile söylenir. Transcriptionunda –kh- ile yazılıp okunur. HALEDE sözünü –K- ile okuyup söylediğimizde söz KALEDE olur ki, KALDI demektir. Bu söz KALMAK sözünün aynısıdır. Mastarı da: KALDEN, KALDIN, şeklinde görülebilir. –K- harfinin -H- harfine dönüştüğünün örnekleri çoktur. KATIN>HATIN, KAAN-KAN>HAN,  ATA>HATA; ANA>HANA.

                  Cennet-ül Huld; >Huld Cenneti, Hâlid, Haltiler, Hâlidîler, Muhalled, Hâlidun, sözlerinin çoğu Kur’an-ı Kerim'de vardır. Bu sözlerin hepsi Arapların uluslaşmasından önce Arapların konuşmakta oldukları Türkçe sözlerdi.                                                                                                                                     

             “Hotanlılarla Kençekliler sözün önünde bulunan elifleri H harfine çevirirler. Türk dilinde bulunmayan bir harfi kattıkları için biz onları Türk saymıyoruz. Türkler “baba” ya “ata”, Hotanlılarla Kençekliler “hata”, Türkler “ana” ya “ana”, onlar “hana” derler. -R- harfi ise bazı kere -L- harfine çevrilebilir.” 2

..........................................................

                    2} Divan-ü lügat-it-Türk age C:1. S: 32-28.

 

              HARI>HARİ-ARI, ARİ,

 

        Kalaharı/Kalahari Çölünün adındaki KALA sözünün Türkçe olduğunu yukarıda belgeleriyle açıkladık. Bu bölümde HARI/HARİ sözünün açıklamasını yapacağız. Harı/Hari sözünün açıklamasına geçmeden önce kısaca yukarıda Divan-ü Lügat-it-Türk’teki belgeyi inceleyelim. Kaşgarlı Mahmut bu belgede önemli bir ölçü koymuştur. Türkçe sesli harf ile başlayan bir söz Sami/Semitik veya Avrupalı dillerden birisinde korunup kaldığında başına H harfi alması bir kural halindedir. ANA>HANA, ATA>HATA, gibi örnekler yukarıda verildi. Buna göre ARI, ARİ, sözü, Sami dillerde kalınca başına H harfi getirildiği zaman HARI-HARİ şekline girmesi kuraldır.

 

                “ARI: Temizlemek, temiz olmak” 3

                “ARI: arı, temiz, saf.” 4

                “ARI; temiz, pak, saf, aklanmış.” 5

.........................................

                   3} Divan-ü Lügat-it-Türk age. C=4 S=32. Dizin.

                   4} Kırgız Türkçesi sözlüğü Prof. Dr. Recep Toparlı, Yrd. Do. Dr.Hanifi Vural, Yrd. Doç. Dr. Recep Karaatlı Tdk. Yayınları. S=10

                   5} Yeni tarama Sözlüğü Tdk. Yay.Ankara 1983 S: 12             

 

                HARI, HARİ sözünün aslı: “ARI” ve “ARİ” dir. Bu iki sözün kökenbilgisi açıklandıktan sonra KALAHARI; KALAHARİ adının anlamı ortaya çıkabilir. ARI, ARİ sözü TEMİZ, PAK, SAF, AKLANMIŞ olmak gibi anlamlara gelmektedir. KALA sözü ile ARI, ARİ sözünü birlikte söylediğimizde şu anlam ortaya çıkmaktadır: KALA: EBEDİ, SONSUZ, SINIRSIZ, UÇSUZ, BUCAKSIZ anlamına Türkçedir. KALA ARI, KALA ARİ bileşik cümlesi de: EL DEĞMEMİŞ, BÂKİR: “KUŞ UÇMAZ KERVAN GEÇMEZ” arı-duru, insan ayağı değmemiş, meskûn olmayan yer anlamınadır. Ön-Türkler bu ÇÖL’E, KALA>ARI; KALA>ARİ dediler. Zamanla ARI, ARİ sözünün başına H harfi geldi, böylece: KALAHARI/KALAHARİ dönüşümüne uğrad

 

                Bu belgelere dikkatle bakanlar, Afrika’nın en ücra bir bölümünde yer alan, kuş uçmaz kervan geçmez, el değmemiş, bâkir bir Çölün adının, Türkçe olduğunu göreceklerdir. Şu açıklamakta olduklarımızın bir tesadüf olduğunu sananlar, bu sözlerin tesadüfen, yani kendi kendine bir araya gelebileceğini nasıl söylerler? Özellikle orada yaşadığı düşünülen Afrikalı yerlilerin dilleri dururken, onların ülkelerindeki bir çölün adının Türkçe olması şaşırtıcıdır. Nasıl olmuş ta Türkler Orta Asya’dan gelerek Afrika’nın göbeğindeki dünyanın bu en büyük Çölüne Türkçe ad koymuşlar? Kapımızın önündeki kaldırım taşları, yollardaki asfaltlar, kendiliğinden mi oralara konulmuşlar? Bunlara tesadüf denir mi? Tesadüf demek kanunsuzluk ve düzensizlik demektir. Oysa dünyada ve evrende tesadüf yoktur. Eğer öyle olmuş olsaydı su, bazen akar, bazen donardı. Demir neden belli bir ısı derecesinde ergir? Evrende tesadüf olsaydı insanların beden ısıları neden aynı düzeyde kalmak zorundaydı. Bir derecelik bir ısı artışı veya kaybı bizi ne hallere düşürmektedir? Evrende ve doğada tesadüf yoktur, orada ve burada sabit yasalar vardır. Bizler doğayı da evreni de bu evrensel yasalarla kullanıyoruz. Evrende tesadüf olsaydı, oksijeni tesadüfen alır, tesadüfen alamazdık. O zaman yeryüzünde hayat diye bir olgu yaşanamazdı. Fizik yasaları, tıp yasaları, kimya yasaları, elektronik yasaları, nükleer yasalar ve daha niceleri sabit ve kalıcı yasalardır. Biz bu yasalar sayesinde televizyon seyrediyor, bilgisayarı kullanıyor, su içiyor, suyu kaynatıyor, buzdolaplarımızı çalıştırıyoruz. İki sözden bileşik bir söz olan bu Çölün adının tesadüfen Türkçe olarak konulduğunu savunacakların bu tür düşüncelerine aykırı düşünceler bile denilemez. Bu tür düşünceler, gerçeği kabul etmemek için akıldışı yakıştırmalardan öteye hiçbir değer taşımazlar.

                Türkleri at sırtından inmemiş, çadırlardan çıkmamış göçebeler olarak dünya uluslarına ezberleten kalemşorlar, Afrika Kıtasının Güney bölümündeki bir Çöle Ön-Türklerin KALA-ARI/KALA-ARİ adını koyduklarını öğrenince ne yapacaklar merak ediyorum. Bu KALAARI, KALA-ARI, KALAHARI Çölünün adının Türkçe olarak ortaya çıkması, insanlığın kökenine doğru yaptığımız yolculukta sık-sık karşılaşacağımız ve her karşılaşmamızda da şiddetle şaşıracağımız gerçekler olarak bizleri karşılayacaktır. {Zeus TIKLAYINIZ}Bu siteyi inceledikçe bu gerçekleri belgeleriyle göreceksiniz. Belgeler bizi, Tek Atadan Yaratılma gerçeğine doğru yeni bir yolculuğa çıkarmaktadır. {Tek Ata-Tek Ana TIKLAYINIZ}

                Dün, Kızılderililerin Yafes soylu olduklarını anlattığımızda bize karşı dikleşen grupların bugün, Kızılderililerin Türk soylu olduklarını bağıra-bağıra kendilerinin söylemeleri şaşırtıcıdır. {Kızılderili Türkçesi TIKLAYINIZ} Türklerin Kızılderili Kıtasına kadar gittiklerini kabul etmeye başlayan insanların KALAARI/KALAARİ>KALAHARİ Çölünün adının da Türkçe olduğunu içlerine sindirerek anlayacak ve kavrayacaklarına olan inancımı korumaktayım. {Y Kromozomu TIKLAYINIZ}

 

                                                         01/Ocak/2011

                                             Rüstem KOCADURMUŞOĞLU

                                                         Bilge Ata

                                                     Eğitimci-Yazar

                                                 Teolog-Kökenbilimci

                                                           TÜRKİYE                                                                                                                                                            

 


 
  2017 © Bilge Ata. Tüm Hakları Saklıdır.   Son Güncelleme Tarihi: 05.07.2017Tasarım & Kodlama: ER-AY Bilgisayar