Bilge Ata  
Site içi arama :
 
      Ana Sayfa   |   Din   |   Köken Bilimi   |   Güncel Makaleler   |   Araştırmalar   |   Belgeler   |   Hakkımızda   |   İletişim
 
 
 

 
Anket
Amerikalıların Kızılderililere yaptığı soykırım hakkında ne düşünüyorsunuz?
 Evet Soykırım yapmıştır
 Hayır Yapmamıştır
 Kısmi olarak soykırım yapmıştır

 
 
Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif: 69
Bugün: 389
Toplam: 1.110.493
 

Soysalı

                      

 

SOYALI KÖYÜ= SOYSALI KASABASI

 

Adana’nın Ceyhan İlçesi’ne bağlı Soysalı Köyü, Kayserinin Develi İlçesine bağlı Soysalı Beldesi,  Kahramanmaraş’ın Ekinözü İlçesine bağlı Soysalı köyü, bütün bu Belde ve Köylerin Halkı benim bağlı bunduğum Soysalı Oymağı’nın çevre İllere ve İlçelere dağılmış üyeleridir.

Bu gün 28 Şubat 2010 saat on otuz dolayında, Kahramanmaraş İl’imizin Ekinözü İlçesinin Soysalı Köyü muhtarına teflon açtım. Muhtara ulaşamadım. Köy halkından İsmail Aslan’ın telefonunu verdiler. Kendisi ile beş-on dakika arasında görüştüm. “Ben Ceyhan’ın Soysalı Köyündenim, sizin Köy ile akrabayız. Bundan elli yıl kadar önce sizin Köyden Hacı adlı bir kişi bizim Köye çalışmaya geldi. Bundan dolayı sizin Köyünüzün adının Soysalı olduğunu biliyorum. Ekinözü İlçesinin Soysallı Köyü, kaç yıldır bu adı taşıyor” diye sordum. İsmail Aslan: “Ben altmış küsur yaşındayım, bildim bileli bu adı taşır.” dedi. Ben de:” Sizin Köyünüzün Kayı Boyundan yani Osmanlı Devletini Kuran 24 Oğuz Boy’undan birisi olduğunu biliyor musunuz?” diye sordum. O: “Bilmediğini söyledi.” Ben de birkaç güne kadar www.bilgeata.com web Sitemde bunları yayınlayacağım. Senden bu Köyün gerçek adını öğrenmek istedim” diye teşekkür ettim. Ekinözü İlçesinin Soysallı Köyü’nün Karakeçili, 24 Oğuz Boy’u olan Kayı Boy’undan olmaları hasebi ile Soysalı Oymağının Osmanlıların Soy’u olan Kayı Boy’undan oldukları hakkındaki tezimiz  bu belge ile oldukça güçlenmiş oluyordu. Karakeçililer, yani Kayı Boy’una mensup olan Oğuz Boy’unun Türkiye’nin pek çok yöresine dağılmış oldukları, bunların arasında Soysalı adı ile anılan Oymağın ve dolayısıyla KOCADURMUŞLARIN  Kayı Boy’undan gelmekte oldukları, yapmış olduğum şu naçiz araştırma ile ortaya çıkartılmış oldu. Karakeçililerin KAYIOĞULLARI adı ile anılan ve fakat soyadı verildiği sırada YOLCU soyadı verilen Sivas İl’i Suşehri İlçesi, Aşağıakören/Avren Köyü Halkı, KAYIOĞULLARIINDAN oldukları halde, Kayı Boyu/Karakeçili listelerinin dışında kalmış, onlara ulaşılamamış olduğunu da açıklamak zorundayım. KAYIOĞULLARINDAN oldukları halde nüfus memurluğunca YOLCU soyadı verilen İsmail YOLCU, oğlu Erdinç YOLCU KAYIOĞULLARINDAN geldiklerini beyan etmişlerdir. Suşehri’nde yapılacak saha çalışmalarıyla bu eksiklik giderilebilir.

Anadolu’daki varlığımızla ilgili olarak oldukça güçlü belgeler elde etmiş bulunuyorum. İlerleyen süreçte yeni belge ve bilgiler olursa güncelleyerek web sitemde inşallah yayınlamayı planlıyorum. Ellerinde değerlendirebileceğimiz ölçüde vesikalar bulunanlar bana yollarlarsa, kendi adlarıyla yayınlanır.  Türklerin, Anadolu’daki varlıklarının binlerce yıl öncesine dayanmakta olduğu hakkındaki bulgular her gün sürekli olarak ortaya çıkartılıyor. Anatolia/Anatolya/Anatollen  sözleri için tıklayınız. Bilgeata

Soysalı Oymağının Çukurova/Kılıkya/ Kılikya/ Kilikya’daki varlığının       geçmişi hakkında önemli bir kanıtını Divan-ü Lügat-it-Türk’te buluyoruz. Divan’ın yazıldığı tarih M.S: 1073’tür.  Kaşkarlı Mahmut, Divanı, Araplara Türkçe öğretmek için yazmıştır. Kitap Türk Milletinin en büyük hazinelerinden birisi ve belki de en değerlisidir. TDK. ilk kez 1939 yılında bastırmıştır.

Bu gün Aşağı Sırkıntı Ovasına yayılmış olan,Soysalı, Tumlu, Çukurkamış, Sarıbahçe, Kırmıt, {şimdiki Sağkaya Beldesi, İmamoğlu İlçemize bağlı Saygeçit, Ceyhan’a bağlı Kastal, {Bu yerleşke TİGEM arazisi içinde kaldığı için Mercimek Beldesine taşındı.} Adana’nın Feke İlçesine bağlı Belenköy, Tepeköy, Süphandere, Gürümze adlı köyler, Develi İlçemizin Soysallı Beldesi, Ekinözü İlçemizin Soysallı Köyü, Hatay’ın Erzin İlçesindeki Gökler/Gökfakılar/Fakihler Kars {şimdi Kadirli}deki Durmuşlar/Durmuşoğulları, Tumlu, Çukurkamış’ta Fakihler, Karafakılar, Yemendeki TURMİŞLER/Durmuşlar Kayı Boy’una/ Karakeçililere bağlı Soysalı Oymağına mensupturlar.

Yemendeki TURMİŞ’LERDEN/DURMUŞ’LARDAN birisiyle Irak’ta Bağdat Üniversitesinde Yüksek Lisans’ımı yaptığım 1970 li yıllarda tanışmıştım. Bu bir genç üniversite öğrencisiydi. Adı: Taha TURMİŞ idi. Bağdat’ta Mustansıriye Üniversitesinde okuyordu. Dedelerinin Anadolu’dan Yemen’e yerleştiklerini anlatıyordu. Osmanlılarda Durmuş sözü, Turmuş şeklinde söyleniyordu. Yemende eski bir Türk diyalekti olan TURMİŞ şeklinde kullanılmış olması, KOCADURMUŞLARIN süreç olarak çok eski devirlere dek gidebileceklerini gösteren başka bir belgeydi. TURMİŞ şekli, şu anda dahi Orta Asya’da kullanılmaktadır. Buna göre, Taha TURMİŞ’İN dedelerinin Yemen’e, çok eskiden yerleşmiş oldukları anlaşılıyordu. Babası, halası, amcası’ na kadar Türkçe konuşuluyormuş. Kendi kuşaklarında Türkçe unutulmaya başlanmış. Buna rağmen Türk olduklarını unutmamışlardı.

 

TUMLU KALESİ

 

1940 ila 1960 lı yılların arasında TUMLU Kalesinin Doğu kısmından bir su kaynardı. Bu suyu içen kadim atalarım, suyun durumunu belirtmek için su soğuk demişler. Türkçede SOĞUK sözünden başka soğuk anlamına gelir bir de TUMLU sözü var. Böylesine kadim {eskiden de eski}, öz be öz Türkçe adı olan bir Kalenin adının değiştirilmesi anlaşılır gibi değildir. Hz. İsa {sav} ile yaşıt olan TUMLU KALESİNİN VE TUMLU YERLEŞKESİNİN adının değiştirilmesini ne ile açıklayacaklar? Bu düpedüz cehaletin egemenliğinin bir ifadesi gibidir.  Şu yerleşkelerin adlarını değiştirenler, bunları ya TDK sorsalar, ya Divan-ü Lügat -it-Türk’e baksalardı. Dilimizde TUM-MAK diye bir de fiilimiz var. TUM-MAK fiili, suya atlamak, suya koşmak, seğirtmek, hücum etmek, saldırmak, birden bire üstüne atlamak gibi anlamlara da gelir bir sözdür. DUMLU PINAR ile Erzurum’daki DUMLU da aynı anlama soğuk demektir. Yalnız Divan’da DUMLU şeklinde değil de TUMLU, TUMLI, TUMLIĞ şekillerindeki kayda göre Soysalı Oymağı 2. bin yıl önce bu Kalenin doğu kısmından çıkan kaynak suya TUMLI demiş, bu söz Kaleye de ad olmuştur. Bu tarihi adı geri veriniz.

“tum-=soğuk, 

tumlı-=soğumak

tumlığ=soğuk Bk: tum, tumluğ. /Caf., U./. Krş.: Rad., Uyg.-tumlık; Müh.-tumluğ; İd.-  “tumluğ kelip kapsadı=soğuk geldi kapladı.” 1

………………………………………………………………………………..

1} Divan-ü lügat –it- Türk Kaşkarlı Mahmut TDK. yayınları besim Atalay Tercümesi Ankara C=4. S=651–652

 

Divan, 1073 de 937 yıl önce yazıldı. TUMLU sözü 937 yıldan bu yana Kalemizin adıdır. Bu belgeye göre Soysalı oymağının, 937 yıl önce Çukurova’da bulunmuş olduğu belgelenmiştir. Soysalı Oymağının Anadolu’daki varlığı, binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. TUMLU Kalesinin yapılış tarihi M.S:1. yüz yıla kadar götürülüyor. O günden beri bu Kalenin adı; Türklerce TUMLU’DUR. Bu belgeye göre ise Soysalı Oymağı, bağlı bulunduğu Kayı Boy’undan bin yıl önce Anadolu’da Anadolu’ da bulunmakta olduğu böylece belgelenmiş oldu.

 

SOYSALI SÖZÜNÜN KÖKEN BİLGİSİ

 

Soysalı sözü iki sözden oluşmuş görünüyor. Türklerde SOY, atadan SOP anadan inen GEN’E, DNA’YA denir.

SAL sözü, salıvermek, göndermek, koy vermek bırakmak, azat etmek, boşamak, boşaltmak, serbest bırakmak, birini, birinin üstüne,  göndermek, askeri düşman üzerine Salı vermek, av kuşunu avın üstüne göndermek, yarış atının dizginlerini salıvermek, köpeği, tazıyı, zağarı avın üstüne saldırtmak ve daha nice anlamlara gelir bir sözdür. SAL sözü buyruk kipidir. Bu bileşik söz, SOYU-SAL demek oluyor. Soyu-sal sözü, soy’u yürüt, soy’u gönder, soy’u çoğalt anlamına gelir. Soysalı sözü, Soy’u-salmak, Soy’u salıvermek sözü de, SOY’U-SALI-LI şeklinden bu hale girmiş olmalıdır. Bu söz :“BÖLÜ-LÜ,>PÖLÜ-LÜ; BELİ-Lİ>PELİ-Lİ; ÇELİ-Lİ; DİLİ-Lİ} sözlerinde olduğu gibidir. BÖLÜ-LÜ, BÖLÜNMÜŞ, PÖLÜNMÜŞ, BELİ-Lİ>BELİNMİŞ; ÇELİ-Lİ ÇELİNMİŞ, DİLİ-Lİ de DİLİNMİŞ OLAN, DİLİMLENMİŞ OLAN demektir. BELİ-Lİ sözü bel, dediğimizdir. İnsan ve her nesnenin ortasını gösteren yer anlamınadır. Dağların beli, her nesnenin üstü ile altının orta yeri demektir. İskenderun’un BELEN Kasabası, Mersinde Gökbelen geçidi örnekleri gibidir. 

SALI-LI da salınmış, koyuverilmiş, bırakılmış demektir. SOYU-SALI-LI demek Soy’u salınmış, soy’u koyuverilmiş, soy’u yürütülmüş, yürümüş, soy’u çoğalan, Soy’u süren, sürüp giden, anlamlarına gelir.  Bölü-lü bölünmüş olan, pölü-lü de başka bir Türk diyalektinde aynı anlama gelir. P diyalektini Oğuz>Oğur Türkleri kullanırlar. Karadenizli Türkler genellikle P diyalektini kullanırlar. Biliyorum yerine Pileyrum, Bölüyorum yerine Pöleyrum derler. Çeli-li sözü de çelinmiş olana denir. Bu sözden alınarak çelik-çellik, çelmekle ilgidir. Halk arasında: “Çelik-çomak oyunu” olarak bilinir. Çelmek, şimdi top oyununda topu çeldi deniyor. Çelmek öteden beriye getirmek, döndermek, kıvırmak demektir. Çelik dediğimiz madenin adını,  Farsça sanmışız. Oysa çelik; madenleri karıştırarak çelerek yapılır. Bu söz Türkçedir

SOY’U-SALI-LI, Salınmış, salıverilmiş sözünün kullanım özelliğinden dolayı sondaki ikinci LI yutularak SOYUSALI şekline girmiş, zamanla U harfi yutularak SOYSALI halini almıştır. Develi’ye bağlı Kardeş Soysallı beldesiyle, Ekinözü İlçemizin Soysallı Köyü Soysalı şeklinden bu hale dönüştürülmüştür. Bir zamanlar Ceyhan’ın Soysalı Köyümüz de Soysallı yapılmıştı. Her ne hikmetse, daha sonra aslına Soysalı şekline geri döndürdüler.

 

TAHRİR DEFTERLERİNİN TUTULMASI HAKKINDA

 

Vikipedi’de: “1525 yılında tutulan Tahrir defterlerinde Soysalı adının geçmediğini, buna karşılık Zekeriya Oymağının adının geçtiğini, burasının da Sis {şimdiki Kozan’a} bağlı olduğu” 2 şeklinde bir açıklama yer alıyordu.

……………………………………………………………………………………….……

2} vikipedi Özgür ansiklopedi

 

Yavuz Sultan Selim zamanında tutulmaya başlanılan tahrir defterlerinde Soysalı adının yerine Zekeriya oymağının adının yazılması, şaşılacak bir şey değildir. Çünkü Zekeriya Âilesi,, Soysalı Oymağının küçük bir alt koludur. 1525 yılındaki tahrir defterlerinde Zekeriya Oymağının Sis {şimdiki Kozan İlçesi} ne bağlı olması, tarihi süreç’e uygundur. Çünkü Sis, oldukça eski bir yerleşkedir. O devirlerde Sis, Misis, Ayas, Payas, Adana, Kınık,  Tarsus kentleri en önemli yerleşkelerdi. Şimdiki Ceyhan İlçesinde yerleşimciler var ise de burası kayda değer bir durumda değildi. Bunun için Soysalının Sis’ {şimdiki Kozan}’a bağlı olması oldukça uygun idi. Ceyhan’ın ilk adı Kopçak/Kıpçak, sonra Yarsuvat, sonra Hamidiye daha sonra da Ceyhan olarak kabul edilmiştir. Yarsuvat adı, şu anda Pakistan’da özellikle Taliban örgütünün yoğun olarak bulunduğu bir Vadinin de adı: Burası SUVAT Vadisidir. Suvat sözü sula, sulat, demektir. Yarsuvat sözündeki yar, uçurum demektir. Hayvanların yarlardan aşağıdaki sulara inerek sulatılması demektir. Buradaki Kasıt Ceyhan ırmağıdır.

1525 yılındaki tahrir defterinde Soysalı Köy’ünün veya Soysalı Oymağının adının geçmemesini o günün şartlarına göre açıklamak gerekir. Soysalı Oymağı, genellikle savaşçıydılar. Savaşlar çıktığında Devletin yanında yer alıyor, atlı askerler veriyordu. Bu bir Türk TÖRESİ’YDİ. Yavuz Sultan Selim 1517 de Ridaniye Savaşlarına giderken Misis’te orduya katılmış oldukları hakkında tevatürler bulunmaktadır. Bu Savaşlarda pek çok mensubu şehit olurken, birçoklarının da Mısırda kaldıkları söylenmektedir. Erkeklerinin pek çoğu cenge gitmiş Soysalı oymağının kadınları, yaşlıları kendilerine bağlı öteki yerleşkelere gitmişlerdir. Burasının korunmasını da Zekeriya Âilesine bırakmışlardır. O devirlerde Soysalı Oymağı, bölgenin hakim gücü olarak bir çok yerlere yerleşkeler kurmuştu. Buraların adları yukarıda sayıldı.

Kırmıt {şimdiki SağkayaBeldesi} KOCADURMUŞLAR tarafından kurulmuştur. Merhum ve Mağfur babam Ahmet KOCADURMUŞ Kırmıt’ta oturdukları sırada yaklaşık olarak 1890 lı yılların başında olmalıdır. Şiddetli bir kolera salgını olmuş, babam ile bacısı, Halam günde 3-5 kişiyi yıkayarak kefenli-kefensiz bezlere sararak defnetmişler. Halam suyu dökmüş, babam yıkamış,  babam imam olmuş, halam cemaat olmuş ikisi ölülerin cenaze namazlarını kılarak defnetmişlerdir. Çevre köylerde de kolera salgını halkı silip-süpürmüştür. O devirde bu durumların olması her zaman mümkün idi.

”Köy eskiden 1525 li yıllarda kışlık olarak Soysalı Oymağı tarafından kullanılıyor, yaz aylarında ise Tomarza tarafına gidiyorlardı.” 3

…………………………………………………………………………..…….

3} Vikipedi Özgür ansiklopedi

 

Vikipedi, yukarıdaki tespitlerinde isabetli görüş bildirmiştir. Konuyu sırf tahrir defterleri açısından değerlendirdiğimiz takdirde o günkü şartların bu günkü şartlar gibi olduğunu kabul etmiş oluruz ki, bu bizi yanıltır. Tahrir defterlerine girmeyen nice oymak, aile, topluluğun bulunduğunu kabul etmemiz gerekir. Soysalı yerleşkesinde Soysalı Oymağının 1525 li yıllarda Soysalı Köyünü kışlak olarak kullandıkları atalarım tarafından anlatılmakta idi. 

1950 li yıllarda konar göçerlerden bir oymak Soysalının ormanlık arazisini işgal ettiler. Ben o zaman silahlı çatışmaların ortasında kalarak korkulu dakikalar yaşamıştım. Sonra barış yapıldı, bu oymaklar Soysalı kütüğüne yazıldı. Sonra bunlar bağımsız muhtarlık oldular. Karaköy ile Haytalar Soysalı nüfusuna kayıtlı iken tahrir defterini yazanlar bunları görmüş olsalardı, onları Soysalının sahipleri, kurucuları olarak yazmayacaklar mıydı? İşte Zekeriya Âilesinin Soysalı’ tahrir defterine yazılması da böyle olmuştur.     

Soysalı Oymağı, zamanla ailelere bölünmüş. Sırkıntı’da; Karalar, Karafakih’ler, {şimdi bunlar, Tumlu ve Çukurkamış, Sarıbahçe köylerinde yaşarlar.} Erzin’de Gök Fakılar, Fakihler, Gökler, Kadirlide Durmuşlar, DURMUŞOĞULLRI Feke’de KOCALAR, {Soyadı yasası çıktığında, Nüfus memurunun KOCADURMUŞ yazmak zoruna gitmiş olmalı ki Feke’deki akrabalarımızın soyadlarını KOCA yazmış.} Yemende TURMİŞLER olmuş. Zekeriya çocukları dahil hepsi Soysalı Oymağının mensuplarıdır. O tarihte onlar Soysalı’ da otururlarken, öbürleri  Tumlu, Saygeçit, Çukurkamış, Kastal, Erzin, Soysallı, Kırmıt, Kırmıtlı’ da otuyorlardı. Bize anlatan atalarımız böyle anlatmışlardı. Soysalı gibi bir Oymağın elindeki araziye, başka birilerinin gelip yerleşmesi aklın alamayacağı kadar zor bir iştir. O devirlerde Oymak Bey’inin kendi Oymağı üzerindeki otoritesini düşündüğümüzde hiç kimse böyle bir denemeyi yapamazdı.

Dedelerimizin dedeleri Saygeçit köyünü de kuranlardandır. Uzunca bir süre burada eğleşmişler, bir süre de Kastal’da oturmuşlardı. Soysalı Oymağı canı hangi yerleşkeyi istiyorsa orada konutu hazır, gidip yerleşiyordu. Dedem Turan KOCADURMUŞ 1800 lü yılların içinde ölmüş. Adı da TURAN olarak tescil edilmiştir. DURAN deği, TURAN’DIR. Soyadı yasası çıkınca soyadı: BUZKAN olan Ceyhan Nüfus memuru, babama BUZKAN soyadı vermişti. Babama verilen bu soyadı, Amcam Hacı Ali’ ye de verilmişti. Şimdi onlar Ceyhan’ın Çakaldere Köyünde otururlar. Kırmıtta Amacamın oğlu Merhum, Saim KOCASURMUŞ otururdu. Onun Oğullarından Mustafa KOCADURMUŞ şimdi Sarıçam belediye Başkan yardımcılığı görevini yapıyor. Ceyhan’da oturan KOCADURMUŞLARDAN en tanınmışı Babamla amca çocukları olan merhum Hacı Halil KOCADURMUŞ, Ceyhan’da uzun yıllar İlçe Müftülüğü yapmıştır. Ben 1963 yılında Soyadımı yeniden asıl Kökümüz olan KOCADURMUŞOĞLUNA çevirttim. Aslında kendi öz Oymağımız olan SOYSALI soyadını almam iyi olurdu da Köyümüzde Hacı Soysal bu soyadını kullandığından karışıklığı önlemek için almadım. Gerçi onlar SOYSAL şeklinde almışlardı, ben de SOYSALI şeklinde alabilirdi, ama almadım.

Dedelerim kurdukları bir köye Kırmıt adını vermişlerdi. Osmaniye’nin Kırmıt’lısı, Şanlıurfa’nın Kırmıt adlı köylerinin aynı adları taşımaları, Soysalı Oymağının yayılma alanlarını göstermekte olması şaşırtıcıdır. Kırmıtta oturduğumuz sırada Merhum Babam Ahmet KOCADURMUŞ Hoca Efendiye: “Hocam! Sen güngörmüş, cömert, bir âlimsin. Biz karakol için kışta-kıyamette Saygeçit’e gidiyoruz,  karakolu buraya alalım. Senin evinin yeri uygundur” demişler, babam hemen evinin yerini Karakola verip, TUMLU’YA göçmüş, Hössüyün merhumun evinin olduğu yere ev yapıpmış, bir süre sonra da Soysalı’ ya geri dönmüş.

Soysalı Oymağının Çukurova’da/Kılikya’da bulundukları o kadim/çok eski devirlerde, buralarda Yunanlı ve Ermeni yokmuş. Bunlar İslâmiyet gelmeden önceki devirlerdir. Hıristiyanlığın yayılması üzerine, Türkmen oymaklarından bazıları Ortodoks Grek, bazıları da Ortodoks Ermeni olmuşlar. Kılikya Ermenilerinin ana dillerinin Türkçe olduğunu, pek çok belge ile belgeledim. Aşağıdaki belgede ise RUM denilen Soyun Grek, yani Yunan ile hiçbir organik bağının olmadığını göreceğiz. Zaman içinde Yunanca ancak M.S: 7. Yüzyılda Doğu Roma Devletinin Resmi dili oldu. Ortodoks Hıristiyanlığın yayılması üzerine bu Soy Grekleşerek kendisini Yunanlı saymış. Bunların başında Karamanlı RUM’LAR gelir. 2009 yılına kadar Yunanistan’ın Başbakanlığını yapan Kostas Karamanlis Karamanlı bir Türk’tür. KARAMAN-LİS sözündeki –LİS- ekindeki –S- harfi düşerse  söz KARAMAN-Lİ- olur        

“ Tanrı Kutsal kılası Yalavaç Nuh oğlu Yafes, Yafes oğlu Türk’e dek ulanır, Tanrı kutsal kılası Yalavaç İbrahim oğlu İshak, İshak oğlu Iysu, Iysu oğlu RUM’U andırırı.” 4

………………………………………………………………………………

4} Divan-ü Lügat-it-Türk Kaşkarlı Mahmut TDK. yayınları 1939 Ankara Besim Atalay çevirisi s:28 Yazım tarihi: M.S: 1073

 

Soysalı Oymağı göçler verdi. Bu göçler: Kahramanmaraş’ın Ekinözü İlçesine bağlı Soysallı köyü, Kayseri’nin Develi İlçesine bağlı Soysallı, {şimdiki Soysallı Beldesi,} bu Oymaktan dağılmış kardeşlerdir. Ekinözü’nün Saysallı Köyündce Kürtleşmiş, Kürtçe konuşan Karakeçililer bulunduğuna dair bilgiler alıyoruz. Bunlar Soysalı adını, yerleşkelerine vermişlerdir. Bu dağılmalar sırasında Soysalı adını almayan yerleşkeler de çoktur. Yukarıda bunları teker-teker saydım. Mesela: Kadirliye yerleşmiş olan DURMUŞLAR, DURMUŞOĞULLARI ile 2009 yılında görüştüm. Onların anlattıkları, tıpkı Merhume Anacığım Arzu Hatın’ın anlattıklarına uyuyordu. Rahmetli babam, arkadaşıyla atlanır, Kars’a {şimdiki Kadirli} giderlerdi. Kadirlideki DURMUŞOĞULARINA gider oralarda konuk olurlarmış. Kadirlideki DURMUŞOĞULLARI’NDAN 2009 yılında haberim oldu. Bunlardan üç kardeş birisi Gök Fakih, Birisi Kara Fakih ötekini hatırlayamıyorum. Birisi Kayseri tarafına gitmiş. Orada yer yurt sahibi olmuş, çoğalmış. Kayseri tarafına giden orada su değirmenleri kurmuş. Dayılarımın o değirmenlerden miras aldıklarını duymuştum. Burası neresidir bilmiyorum. Erzin’e giden Gök Fakihlerin sayılarının on bin dolayında olduğunu duyuyoruz. Bunların gözleri gök olduğu için GÖKLER de derler. Anamın, babamın, ağabeylerimin, kız kardeşimin, dayılarımın benim hepimizin gözlerimiz gök’tür. Kadirli’ deki DURMUŞLAR’IN bana anlattıkları ile Merhume Anamın anlattıkları tıpa-tıp aynı bilgilerden oluşuyordu. Onlardan genç bir kişi ile tanıştım. Nereden geldiklerini sordum. O: “Ceyhan Irmağının ötesinden gelmişiz. Büyük-büyük dedelerimizden birisi Kayseri tarafına gitmiş, Birisi Erzin tarafına gitmiş, birisi de Çukurova’da kalmış” diye anlattı. Erzin’e yapılan ilk göç, en az iki-üç yüz yıl önce olmalıdır.

Develi’nin Soysallı beldesine 23 Nisan/1999 cumartesi saat bir de vardım. Hoş-beşten sonra köylülerden birisinden Nüfus cüzdanını istedim.  Kimliğini verdi. Ben de kimliğimi çıkartıp ikisini birden bu zata geri verdim. İkimizin kimliğini eline aldı, biraz inceldi, benim Ceyhan’ın Soysalı Köyünden olduğumu anlayınca sevinç çığlıkları atarak:

“-Ey ahali, buraya bakın! Ceyhan’ın Soysalı Köyünden akrabalarımız gelmişler” diyerek Kahvedeki insanları bir araya derledi. Onlarla tanıştık.

 “Köy’ün en eski ailelerine baktığımızda ilk kurucularından olan KOCADURMUŞLAR {Fakihler}, 1858 Doğumlu Abdülcabbar’ Gürkan’ı, DAVUT SOYSAL’I, YILDIZ, Menekşe ve Güney ailelerini görmekteyiz” 5 

……………………………………………………………...………………

5} vikipedi özgür ansiklopedi

 

Vikipedi Sitesinde, Soysalının kurucuları açıklanırken bilgi eksikliğinden olsa gerek, asıl kurucularla sonradan yerleşenler bir birine karıştırılmış görünüyor. Sanki KOCADURMUŞLAR ikinci plana düşmüş gibiler. 1858 de doğan Abdülcabbar Gürkan Delihasan köyünden, Davut Soysal Kürkçüler tarafından, Yıldızlar Konya tarafından gelmiş olsa gerek. Güney’lerle, Kaman ve hısımları 150 yıl kadar önce Rakka tarafından gelmişler, görevleri  ise Büyük Türk Selçuklu Sultanı Süleyman Şah’ın mezarının güvenliğini sağlamak olan BARAK Türklerindendir. Gaziantep’te 28 köyün Barakları bunların hısımlarıdır. Menekşelerin Tumlu nüfus’una kayıtlı olmaları, onların soysalı Oymağı ile ilintilerini gösterebilirse de bunların Misis-Havraniye tarafından gelmiş oldukları hakkında bilgilerimiz bulunmaktadır. Soysalı adlı köylerle, DURMUŞ’LAR, KOCADURMUŞ’LAR, TURMİŞLER, KOCALAR, GÖK’LER, GÖK FAKILAR, KARA FAKI’LAR’IN-FAKİH’LER  Soysalı Oymağına mensuplardır. Şu açıkladığım belgeleri Vikipedi adlı internet sitesi yazarlarının dikkate almaları, yararlı olur. Vikipedi yazarları, 1525 yılında Soysalı Köyünün Soysalı oymağınca kışlak olarak kullanıldığını tesbit etmeleri doğrudur.

“1575 yılından sonra buraya yerleşmeye başlanmıştır. Soysalı Oymağı tarafından kurulmuştur.” *

”Köy eskiden 1525 li yıllarda kışlık olarak Soysalı Oymağı tarafından kullanılıyor, yaz aylarında ise Tomarza tarafına gidiyorlardı.” 6

………………………………………………………………………………..

6} Vikipedi Özgür ansıklopedi

 

Yukarıdaki alıntıda iki paragraf bir biriyle çelişmektedir. Birinci alıntıda 1575 yılında Soysalı Köyüne yerleşmelerin başladığı söylenirken, ikinci paragrafta Köy’ün 1525 yılında Soysalı Oymağının kışlağı olarak kullanıldığı söylenmektedir. Yukarıda açıkladığımız üzere, Soysalı Oymağı demek KOCADURMUŞLAR demektir. Tumlu bölümünde açıkladığımız üzere bizim buradaki varlığımızın kanıtları binlerce yıl öncelerine dayanır. 

KOCADURMUŞ’LAR SOYSALI OYMAĞININ en güçlü temsilcilerdir. Pek çok yerde yerleşkeler kurarak, Anadolu’nun binlerce yıldan bu yana bekçiliğini yapmışlar, hâlâ da yapmaktadırlar. Bundan sonra da atalarına layık olarak bu görevlerini sürdüreceklerinden kimsenin kuşkusu olmasın.

                                       

                                                 1 Mart 2010

                                        Rüstem KOCADURMUŞOĞLU

                                                    Bilge Ata

                                                 Eğitimci-Yazar       

                                             Teolog-Kökenbilimci

                                                        Soysalı-Ceyhan-Türkiye

 

 


 
  2017 © Bilge Ata. Tüm Hakları Saklıdır.   Son Güncelleme Tarihi: 05.07.2017Tasarım & Kodlama: ER-AY Bilgisayar