Bilge Ata  
Site içi arama :
 
      Ana Sayfa   |   Din   |   Köken Bilimi   |   Güncel Makaleler   |   Araştırmalar   |   Belgeler   |   Hakkımızda   |   İletişim
 
 
 

 
Anket
Amerikalıların Kızılderililere yaptığı soykırım hakkında ne düşünüyorsunuz?
 Evet Soykırım yapmıştır
 Hayır Yapmamıştır
 Kısmi olarak soykırım yapmıştır

 
 
Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif: 55
Bugün: 182
Toplam: 1.109.878
 

Avrupa

YARP>YUROP>YUROPA>AVRUPA > EUROPA

 

Avrupa sözünün köken bilgisini/etimoloğysini/etmolojisini aşağıda sunacağız. Bu konuları gündeme getirdiğimiz zaman bazı kimselerin nerede ise kalplerinin tersinen bir atışa uğradığını görürüyoruz. Aslında bu konuları bizden 81 yıl kadar önce Merhum Yusuf Ziya üstadımız da gündeme getiridiğinde, o günde ona yapılanların benzerlerinin aynen bizlere de yapılmaya çalışıldığına tanık oluyoruz. Bereket versin 1920 li yılların Türkiyesi ile 2000 li yılların Tükiyesinde, bu konularda epeyce yol alınmış olunuyor. Bugün hiç olmazsa, bizleri candan dinleyebilecek, anlattıklarımızı anlayabilecek, en azından anlamaya, kavramaya, öğrenmeye çalışacak nice yetişkin beyinlerimiz vardır.

Ülkemizde yetişmiş, öğrenim görmüş, akademik formasyon almış pek çok insanımız, harıl-harıl okumak ve araştırmak için can atıyorlar. İnternet kahvelerde sırf oyun tuzakarıyla çürütülen gencecik beyinlerin, bir an önce okumaya, araştırmaya yönlendirilmelerinin yolları bulunmalı.

Yaptığımız tespitlere göre, Asya ile Avrupa Kıtalarının her ikisinin adı da Türkçedir. Asya Kıtası ile ilgili ayrıntılı açıklamarımızı daha önce Asya Bölümünde yayınladık. O bölümü yoklayınız. Şimdi de Avrupa Kıtasının adının Türkçe olduğu ile ilgili belge ve bilgileri sunacağız.

Türkler, kadim devirlerde zaman-zaman Hak Dinden uzaklaştıklarında, tabiatın/doğa’nın pek çok bölümünü totem olarak seçmişlerdir. Buna rağmen Türklerden büyük çoğunluk Tevhid dinine olan bağlılıklarını sürdürmüşlerdir. Tevhid din’inden sapanlardan bir bölük ise totem olarak kabul ettikleri doğa’nın çeşitli unsurlarına tapınmışlar ve onları totem saymışlardır. Bu sebeple çoğu zaman kendilerinin, Boy ve Oymaklarının adlarını da bu totemlerden almışlardır. İşte Avrupa sözü de bu inanışlarından kaynaklanmıştır. Türkler o kadim devirlerde AY’I veya AY’IN bir durumunu, totem olarak kabul etmişlerdir. Bu durum ise AY’IN parlak, solgun-nurlu ışığıdır. Bu ışığı kendilerine ad olarak seçen Türk Oymağı YARP; YUROP; YUROPA, kadim devirlerde Avrupa’yı Yurt edinmişti. Bu Türk Oymağının Vatanına, Yurduna, yani bu günkü Avrupa Kıtasına bu Türk Oymağının bu adı, ad olarak verildi.

{Not: AY Oymağı’nın Amerinya Kıtasında yaşadığını, binlerce yıldan bu yana buraları yurt edindikleri, AY’LARIN Yurduna İOWA>AYOVA denildiğini, ilgili belge ve bilgileri İOWA başlığı ile yayaınladığımızı bildiriyorum. O Bölümü yoklayınız.}

Türklerin Boy ve Oymak’larının kendilerine ad olarak seçtikleri adların pek çoğu İlâhî kaynaklıdır. Avrupa’ya adını veren YARP; YUROP; YUROPA adlı Türk Oymağının bu adı da İlâhî kaynaklı bir addır. Bu ad, YARP, YURAP, YUROPA adıdır ki, AY’IN solgun parlaklığından bu Türk Oymağı kendi Oymağına ad olarak almıltır. Günümüzden en az dört ile beş bin yıl önce bu Kıtayı Yurt olarak seçen bu Türk Oymağının bu adı, aynı söyleniş ile bu Kıtaya ad olarak verilmiştir.

Daha sonraki dönemlerde Türkler bu adı AVRUPA şeklinde kullanmaya başlamışlardır. Anadolu Türklerinin kullandıkları AVRUPA şeklindeki kullanılış ise Türkler ve Müslümanlar arasında yaygınlaşmıştır. YARP, YUROP ile YURAPA şeklindeki kullanılış ise, Avrupalı uluslarca tercih edilmektedir ki, bu şekildeki kullanılış tarzı: YARP-YUROP ve YUROPA adlı Türk Oymağının beş bin yıl önceki adının aynısıdır.

 

europoV  >  OROPOS

 

“ YARP>YUROP>YUROPA=AVRUPA. “

 

“AY'A ait olan bir ad' da { europoV  }  OROPOS veya Avrupa'dır. Güya Zeus bunun güzelliğine vurularak bir rivâyette bizzat kendisi bir boğa şekline girmek sûretiyle, başka bir rivayette boğa yardımıyla bunu kaçırır. Welker'in bu konudaki araştırmalarından sonra mitologlar bunun Selene ve İyo gibi AY'IN bir kişileştirilmesi olduğunu, kaçırılmak olay'ının Güneş'e ait bir masaldan ibaret olduğunu kabûl etmektedirler. Böylece Avrupa, vaktinde boğa-güneş tarafından kaçırılan AY'IN çehresi olup, Gecenin Göğü; onu dalgalar üzerinde gezdirdikten sonra, yine gece göğü'nde ortaya çıkar. 1

..............................................................................................................................................................

  1}   Velker. Jerard: Yunan Mitolojisi. De Şarm. Mitoloji  617

.......................................................................................................................................................

Avrupa sözünde AY'IN bir kişileştirilmesini gören mitologlar, Hezekiyos'un bir ibaresine dayanarak bunu karanlık, gurup, batma, batış görüşleriyle açıklamak isterler. Bundan dolayı Avrupa'nın Asya'ya nispetle Batı sayılmış olduğu görüşünde bulunurlar.

Gerçekten Avrupa; AY'IN bir niteliği ve unvanı olabilir. Zaten Welker; mitolojiyi derin bir kavrayışla incelemiş, çoğunlukla masal ve hurafeler altında gizlenen gerçekleri keşfetmiş  büyük bir mitologdur. Avrupa, Türkçe YARP  sözüdür ki, parlak  ve nûr yüzlü demektir. AY'IN nûrlu çehresi tamamen bu niteliğe sahiptir. Bu söz Ermenilerce de Yuropa şeklinde söylenir. AVRUPA'nın gurup, batı, batış anlamından alınmış olması görüşü yanlıştır.  Aksine AY'ın bu niteliğini ilâhî kaynaklı bir ad olmak üzere kullanan bir Türk oymağı, en kadim zamanlarda Makedonya, Yunan sahasında ve daha ötelerde oturmuş olduğu için bu Oymağa izafetle o taraflara AVRUPA denilmiştir. Yavaş-yavaş bu ad  genişleyerek  ve gelişerek genelleşmiş ve bütün Avrupa Kıtasına  Türkçe bir ad  olmuştur. Avrupa sözünün Avrupa Kıtasına Türkçe ad olması, M.Ö: 2000 yılları arasında olmuştur.  Görülüyor ki, Türk YUROP Oymağı; bundan nice bin yıllar önce, Milat'tan 40 asır kadar önce Makedon, Yunan ve Kıtanın içlerinde yaşamaktaydılar.

Özetle Ay'a ait olan ilâhe'lerin adları, şu açıklananlardan anlaşılacağı üzere hemen-hemen hepsi Türkçe sözlerdir. Anlaşılan Türk Boy ve Oymakları değişik ağızlarla AY'IN herhangi bir niteliğine göre değişik adlarla gece kıraliçesini kutsuyorlardı. Bunlardan başka , Mene, Selene gibi daha başka adların da Türkçe olduklarına şüphe etmemekle birlikte, mahiyetini açıklamak  uzunca yorumlara muhtaç olduğundan bu kadarla yetiniyorum.” 2

....................................................................................................

2} Yusuf Ziya Yunandan Evvelki Türk Medeniyeti İstanbul 1928 S=106 Arap harfleriyle

....................................................................................................

Yarp-Yuropa=Avrupa sözü: Divan-ü Lügat-it-Türkte:

" Yarp : İnsan sevindiği zaman yüzüne gelen parlaklık, yalabıklık. Anıng  yarpı yazıldı=Sevindiği için onun yüzünün damarları çekildi, yalabıdı, güzelleşti." 3 şeklinde kayıtlıdır.

......................................................................................................................................................

3}Divan-ü Ligat –it- Türk kaşgarlı mahmut tercüme. Besim Atalay Tdk. Ankara C=3. S=6-19, 21.

.......................................................................................................................................................

Yarp sözü, Yalp olarak ta söylenir. Yalp-yalp yanıyor da denir ki, par-par parlıyor demektir. Ermeniler,  uluslaşmdan önce bu sözü,  YUROP şekinde o günkü YUROPA Türk Oymağı'nın adının aynısı olarak kullanmakta olsduklarını artık biliyoruz. Ermnilerin kullandıkları Yuropa sözü, Türkçe YUROPA adlı Türk Oymağının adının Ermeni ağzındaki kadim şeklinin Türkçe  söylenişini gösterir. Bugün bizim Avrupa şeklinde kullandığımız bu söz, Avrupa'da yaşayan uluslarca YUROP, YUROPA şeklinde; Türk YUROPA Oymağının adıyla kullanmakta oldukları apaçık görülüyor. Yuro, Yurup, Yuropa, ve sonunda AVRUPA şekline giren bu sözün, kadim bir Türk Oymağının adından gelmiş olması, cidden sevindiricidir. Asya'dan sonra ikinci Kıta'nın adının dahi Türkçe olması, kadimden de kadim devirlere gittiğimizde şu araştırmalarla Tek Ata-Tek Ana kavramına doğru, yani kökene doğru yapmakta olduğumuz belgesel yolculuğumuzda, Tekilliğe ulaşacağımızın işaretlerinden birisini daha belgelemiş olduk.

Alev sözü; Farsça sanılan Türkçe sözdür. Alev, alav, alaf şekillerinde de söylenir. Bu sözün kökü yal sözüdür. Bu sözden az ışımak olarak YAL-DIRAMAK fiili türemiştir. Zamanla Y harfi düşmüş al şekline girmiş olsa gerektir. Al sözü de ateşin rengini anlatır. Bundan ötürü Türkler Şeytan'a da Albız derler. Bu söz Alavız, alaboz olarak ta söylenir. Alav'ın Yalav şeklinde kullanılışı da vardır. Yusuf Ziya bu şekli tespit etmiştir. Divanda:

" Yaldra-=az ışımak, yaldrı=az parlamak, Yaldrık, yaldruk=Cilalı, parlak, süslü. Yoldruk, Yuldruk, yaldrak, yalltrık." Yaltrı. “ 4

....................................................................................................

4} Divan-ü Lügat-it-Türk Kaşgarlı Mahmut age. C=4 S=733-734

....................................................................................................

Divan-ü Lügat-it-Türkte Yaldıramak sözü aynı anlama gelir bir sözdür. Bütün bu belgelere göre Avrupa sözü, hiç bir itiraza meydan bırakmayacak kadar açık Türkçedir. Buna göre Türkleri Asya’da yaşamış, at sırtından inmemiş, çadırlardan çıkmamış, olarak dünyaya yaymaya çalışmak, Türk tarihini tanımamak demektir. Oysa Türkler bundan 4-5 bin yıl önce Avrupa Kıtasına Türkçe ad veren bir Ulustur.

.................................................................................................


 
  2017 © Bilge Ata. Tüm Hakları Saklıdır.   Son Güncelleme Tarihi: 05.07.2017Tasarım & Kodlama: ER-AY Bilgisayar